Merhaba, ben Klinik Psikolog Emre Yalçın. İnsanların duygusal dünyalarına rehberlik etmek ve onların daha sağlıklı ilişkiler kurmalarına yardımcı olmak için buradayım. İletişimin en kritik unsurlarından biri olan empatinin önemini sizinle paylaşmak istiyorum.

Empati, kendimizi karşımızdaki kişinin yerine koyarak onun bakış açısıyla olayları görmektir. Bu, başkalarının duygularını anlamak ve bu anlayışı onlara hissettirmek demektir. Günlük yaşamın karmaşasında, empati bizi birleştiren ve ilişkilerimizi güçlendiren bir köprüdür. Empati, sadece kelimelerle sınırlı kalmaz; bir bakış, bir dokunuş veya sessiz bir anlayışla da ifade edilebilir.

Empati Nedir ve Neden Bu Kadar Önemlidir?

Empati, sadece başkalarını anlamakla kalmaz, aynı zamanda onlara değer verdiğimizi de gösterir. Karşımızdaki kişinin ne hissettiğini ve düşündüğünü anladığımızda, ona daha duyarlı ve anlayışlı bir şekilde yaklaşırız. Empati, işte bu yüzden önemlidir: İlişkilerimizi derinleştirir, iletişimdeki engelleri kaldırır ve bizi daha iyi birer insan yapar.

Jungiyen bakış açısına göre, empati, kolektif bilinçdışının bir yansımasıdır. Carl Jung, her bireyin bilinçdışında ortak insan deneyimlerini barındıran arketipler bulunduğunu öne sürer. Bu arketipler, empati kurmamızı ve başkalarının duygularını anlamamızı kolaylaştırır. Empati, insan olmanın özünde bulunan bir bağlanma biçimidir ve hepimiz, kolektif bilinçdışımız aracılığıyla birbirimize bağlıyız.

Empatiyi Nasıl Geliştirebiliriz?

Empati, doğuştan gelen bir yetenek olabilir ama aynı zamanda öğrenilebilir ve geliştirilebilir bir beceridir. İşte empatiyi geliştirmek için birkaç ipucu:

İyi Diyelim İyi Olalım | Plasebo Etkisinin Nörobiyolojisi İyi Diyelim İyi Olalım | Plasebo Etkisinin Nörobiyolojisi

1. Aktif Dinleme: Karşımızdaki kişiyi gerçekten dinlemek, onun duygularını ve düşüncelerini anlamaya çalışmak çok önemlidir. Dinlerken, sadece söylenenlere odaklanmak yetmez, aynı zamanda beden dilini ve yüz ifadelerini de dikkate almak gerekir.

2. Empatik Tepki: Karşımızdaki kişiye onu anladığımızı hissettirmek için sözlü ve sözsüz tepkiler vermek çok etkilidir. Basit bir "Seni anlıyorum" demek veya başını sallamak bile büyük fark yaratabilir.

3. Kendi Duygularımızı Yönetmek: Kendi duygularımızı tanımak ve yönetmek, başkalarının duygularını anlamamızı kolaylaştırır. Kendi duygularımızı kontrol edebilmek, daha empatik tepkiler vermemizi sağlar.

Empati ve Sempati Arasındaki Fark

Empati ile sempati arasında ince ama önemli bir fark vardır. Sempati, bir başkasının duygularını paylaşmaktır. Yani, onunla birlikte üzülmek veya sevinmektir. Ancak empati, başkasının duygularını anlamak ve bu anlayışı ona hissettirmektir. Empati, daha derin bir anlayış ve bağ kurmayı sağlar. 

Empati, bireyin kendi "gölge" yanlarıyla yüzleşmesini ve başkalarının gölge yanlarını anlamasını da içerir. "Gölge," bilinçdışımızda saklı olan ve genellikle kabul etmediğimiz, bastırılmış duygu ve düşüncelerimizdir. Empati kurduğumuzda, karşımızdaki kişinin duygu ve davranışlarını anlamaya çalışırken, aslında kendi gölge yanlarımızla da yüzleşiriz. Bu süreç, hem kendimizi hem de karşımızdakini daha derin bir düzeyde anlamamızı sağlar. Başkalarının gölge yanlarını tanımak, onlara karşı daha hoşgörülü ve anlayışlı olmamıza yardımcı olur, bu da insan ilişkilerinde derin bir bağ ve anlayış oluşturur.

Örneğin, bir iş arkadaşınızın sürekli olarak agresif ve savunmacı davrandığını düşünün. Herhangi bir eleştiri veya öneriye karşı sert tepki veriyor ve hemen kendini savunma pozisyonuna geçiyor. Bu durumu anlamak için empati kurmaya çalışın. Belki de bu iş arkadaşınız, geçmişte sürekli olarak eleştirilen bir ortamda büyümüştür ve bu yüzden kendini savunma mekanizması geliştirmiştir.

Bir gün, iş arkadaşınızın bu davranışına yönelik olarak sabrınızı kaybetmek üzere olduğunuzu hissediyorsunuz. Ancak, onunla empati kurarak durumu farklı bir gözle değerlendirmeye karar veriyorsunuz. Ona açık bir şekilde "Senin sürekli kendini savunma pozisyonunda olman dikkatimi çekiyor. Bu durum seni nasıl hissettiriyor?" diye soruyorsunuz. İş arkadaşınız, belki de ilk kez, çocukluğunda ailesinden sürekli eleştiri aldığını ve bu yüzden savunma mekanizmasını geliştirdiğini paylaşabilir.

Bu noktada, siz de kendi geçmişinize bir bakış atıyorsunuz ve fark ediyorsunuz ki, benzer bir şekilde, siz de eleştirildiğinizde hemen savunmaya geçiyorsunuz. Bu anlayış, kendi gölge yanlarınızla yüzleşmenize yardımcı olur. Kendinizin ve iş arkadaşınızın benzer gölge yanlarını tanıyarak, hem kendinize hem de ona karşı daha anlayışlı ve hoşgörülü olabilirsiniz. Bu empatik yaklaşım, aranızda daha derin ve anlamlı bir bağ kurmanıza yardımcı olur, ve iş ortamında daha sağlıklı ve destekleyici bir ilişki geliştirmenizi sağlar.

Çocuklarda Empatinin Gelişimi

Empati, bebeklik döneminden itibaren gelişmeye başlar. Bebekler, başka bir bebek ağladığında onunla birlikte ağlayarak empati göstermeye başlarlar. Bu, empatik cevabın ilk aşamasıdır. Çocuklar büyüdükçe, başkalarının duygularını daha iyi anlar ve empati becerileri gelişir.

Empatinin gelişim aşamaları şöyledir:

1. Global Empati (Bebeklik Dönemi): Bebekler, başka bir bebek ağladığında onunla birlikte ağlayarak empati göstermeye başlarlar. Bu, empatik cevabın ilk aşamasıdır ve bebekler bu dönemde başkalarının duygularını hissederler.

2. Egosantrik Empati (1-2 Yaş): Küçük çocuklar, başkalarının mutsuzluğuna üzülerek tepki verirler, ancak hala kendi bakış açılarını aşmakta zorlanırlar. Bu aşamada, empati gösterirken genellikle kendi ihtiyaçlarını ve isteklerini ön planda tutarlar.

3. Diğerlerinin Duygularına Empati (2-3 Yaş): Çocuklar, başkalarının duygularını daha iyi anlamaya başlarlar ve onların ne hissettiğini kavrayabilirler. Bu aşamada, çocuklar başkalarının üzüntü veya sevinç gibi duygularına daha uygun tepkiler verebilirler.

4. Diğerlerinin Yaşam Koşullarına Empati (Ergenlik Dönemi): Ergenler, başkalarının yaşam koşullarını ve bu koşulların onların duygularını nasıl etkilediğini anlayabilirler. Bu aşamada, empati daha soyut ve karmaşık durumları kapsar, ergenler toplumsal ve duygusal bağlamı daha geniş bir perspektiften değerlendirirler.

Empatinin Psikolojik Danışmada Önemi

Psikolojik danışma sürecinde empati, danışan ve danışman arasındaki ilişkiyi güçlendirir. Danışan, anlaşıldığını ve değer verildiğini hissettiğinde, terapi süreci daha verimli olur. Empati, danışanın kendini açmasını ve duygularını ifade etmesini kolaylaştırır. Bu da, terapinin başarısını artırır. Ayrıca empati danışanın kendi arketiplerini ve bilinçdışı motiflerini anlamasında kritik bir rol oynar. Bu süreç, danışanın içsel dünyasını keşfetmesine ve daha bütünleşmiş bir benlik geliştirmesine yardımcı olur.

Empati ile Hayatınızı Zenginleştirin

Sonuç olarak, empati, insan ilişkilerinde ve toplumsal hayatta çok önemli bir beceridir. Empati, bizi daha duyarlı ve anlayışlı bireyler yapar, ilişkilerimizi güçlendirir ve toplumsal sorunların çözümünde önemli bir rol oynar. Empatinin gücünü keşfedin ve hayatınızı daha zengin, daha anlamlı kılın. Eğer siz de empati becerilerinizi geliştirmek ve daha sağlıklı ilişkiler kurmak istiyorsanız, profesyonel destek almak için bana ulaşabilirsiniz. Size bu yolculukta rehberlik etmekten mutluluk duyarım.

Uzman Klinik Psikolog Emre Yalçın

İletişim ve Randevu Bilgileri: 

Instagram

İletişim Numarası: 0530 500 1850

---------------------------------------------------------------------------

Yararlanılan Kaynaklar

Gelişim Psikolojisi, Ergin & Köseoğlu, Nobel Yayıncılık: Kasım 2017.

 İnsan Doğası, Adler, Yason Yayınları: 2016.

 https://kortopsikoloji.com/dergi/empati-ogrenilen-en-degerli-sey

  http://www.dergipdr.com/empati-nedir-4369h.htm

Editör: Nihat Uludağ