Bu yazımda, hayatımızın birçok alanında ve şu sıralar sosyal medyada sık sık karşılaştığımız ve birbiriyle sıkı sıkıya ilişkili olan dopamin, motivasyon ve bağımlılık kavramlarını ele alacağım. Bu üç kavramın nasıl etkileşime girdiğini anlamak hem disiplin konusunu da bir yandan anlayıp kişisel gelişimimizde ilerlememize hem de sahip olduğumuz ve potansiyel bağımlılıklardan korunmamıza yardımcı olur.

Öncelikle motivasyon ve dopamin arasındaki bağlantıyı ele alalım;

Motivasyon, hayatımızdaki hedeflere ulaşmak için gerekli olan içsel gücü temsil ederken, dopamin bu sürecin biyokimyasal temelini oluşturur. Beynimizin ödül sistemi üzerinde dopaminin oynadığı kritik rol, motivasyonumuzu ve davranışlarımızı doğrudan etkiler.
Dopamin, beynimizin ödül-motivasyon döngüsünün anahtarı olan bir nörotransmiterdir. Sadece bir hedefe ulaştığımızda veya ödüllendirici bir etkinlik gerçekleştirdiğimizde değil, bir yandan da bu aksiyonları almadan da önce, beynimiz dopamin salgılar. Böylelikle beynimiz sadece haz aldığımızda değil, haz alacağımızı düşündüğümüzde de dopamin salgılamış olur. Örneğin, bir projeyi tamamlama sürecinde gösterdiğimiz çaba, dopamin seviyesini yükseltir ve bizi daha çok çalışmaya teşvik eder. Bu teşvik bizde beklenti oluşturur ve bu beklenti, gelecekteki ödülleri düşündüğümüzde bile dopamin salgılamamıza neden olur, bu da motivasyonumuzu artırır.
Bunların yanı sıra dopamin, öğrenme süreçlerinde de önemli bir rol oynar. Pozitif geri bildirim ve ödüller, dopamin seviyemizi artırarak beynimizin ödüllendirici davranışları tekrarlama olasılığını yükselterek bir yandan da “disiplin” adını verdiğimiz kavramı güçlendirir.

Empati: İnsan Bağlarını Güçlendiren Gizli Süper Güç Empati: İnsan Bağlarını Güçlendiren Gizli Süper Güç

Peki dopamin ve bağımlılık arasındaki ilişki nasıl işliyor?
Dopaminin ödül ve haz ile olan bağlantısı, bağımlılığın da temelini oluşturur. Bağımlılık, bir maddenin veya davranışın sürekli ve kontrolsüz bir şekilde tekrar edilmesidir. Bu tekrar, beynimizde dopamin seviyesini artırır ve geçici bir haz yaratır. Ancak zamanla, beyindeki dopamin reseptörleri duyarlılığını kaybeder ve aynı hazzı almak için daha fazla madde veya davranış gerekebilir. Bu döngü de, bağımlılığı pekiştirir ve kişinin hayat kalitesini düşürür. 
Eğer bahsedilen bağımlılık madde bağımlılığıysa bu konuda en iyi sonuç verecek çözümün bir Psikiyatriste veya Tıp Uzmanına danışmak olduğunu söyleyebilirim. Fakat bu bağımlılık davranışsal bağımlılık (kumar, sosyal medya, kötü rutinler) ise bu konuda bir uzmana danışmadan önce bu konu ile ilgili kendinize stratejiler oluşturmayı deneyebilirsiniz. Örneğin, bağımlılıktan uzak durmak için farklı bir rutin oluşturmak, sistematik bir şekilde bu bağımlılığa kısıtlamalar koymak veya stres yönetimi için kendinize uygun teknikleri keşfetmek. 

Terapi bu konularda nasıl yardımcı olabilir?

Konu davranışsal bağımlılıklar, disiplin veya motivasyon olduğunda terapi size sağlıklı başa çıkma stratejileri geliştirmenize ve bağımlılıkları yönetmenize yardımcı olur. Bunu size, farkındalık kazandırarak, daha sonrasında bu farkındalıklarınızın üzerine kişisel stratejiler geliştirmenize ve olumsuz davranış düşüncelerini değiştirmenize yardımcı olarak yapar.

Sonuç olarak, dopamin, motivasyon ve bağımlılık arasındaki ilişkiyi anlamak, hayatımızın kontrolünü ele almamız için kritik öneme sahiptir. Sağlıklı bir dopamin dengesi hem hedeflerimize ulaşmamızı hem de bağımlılıklardan korunmamızı sağlar. Bu süreçte, gerektiğinde profesyonel yardım alarak daha sağlıklı ve dengeli bir yaşam sürebiliriz. Unutmayın, dopaminin gücünü doğru yönetmek, hayatınızı olumlu yönde dönüştürecektir.

Psikolog İsmail Otçu

İletişim ve Randevu Bilgileri: 

İnstagram 

[email protected]
90 530 247 01 99

Editör: Nihat Uludağ