10.06.2020, 20:44

YEME BOZUKLUKLARI

YEME BOZUKLUKLARI

Düzenli periyotlarla yayınlamayı düşündüğüm yazılarımı 1 problem ve alt başlıkları olarak 1 aya yayma fikri geldi aklıma. Böylelikle her psikiyatrik hastalığı 1 ay boyunca inceleyip beraber her ayrıntısını öğrenebileceğimizi düşünüyorum.

İlk olarak Yeme Bozukluklarını ele alalım. Nedir bu yeme bozukluğu? Yemek yemek bir ihtiyaç değil mi nasıl hastalık oluyor? Ne zamandan beri hayatımızda? Bu çağın bir problemi mi? Ana kelimeleri olan obezite, zayıflık zaman içinde anlam evrilmesi yaşadı mı? Başlayalım o zaman.

Beslenme, canlı yaşamının devamlılığı için vazgeçilmez bir kavramdır. Maslow’un 1943’te klinik ortamda yapmış olduğu çalışmalar neticesinde literatüre kazandırdığı insanın kendini gerçekleştirmesi için aşması gereken 5 basamaktan bahsettiği İhtiyaçlar Hiyerarşisi teorisinin ilk basamağının fiziksel ihtiyaçlar (yeme, uyuma, barınma) olması bu konunun önemine vurgu için önemli bir anektotdur. Vazgeçilmez tabirinin kullanılmasındaki asıl amaç konunun gerekliliğine vurgu yapmaktır. Yemek yeme davranışı her ne kadar canlı yaşamı için önemli olsa da bu konudaki anomaliler kişi için bu vazgeçilmez davranışı bir sorun olarak ele almayı gerektirebilmektedir.

‘Bireyin görünümü ile ağırlığına aşırı ilgi gösterdiği ve bu ilginin daha ince olma isteğine yönelik davranışlar eşliğinde, genel sağlık durumunu tehdit edecek boyutta olması; bir gereksinim olan yeme davranışını yeme bozukluğuna dönüştürmektedir. Buna ek olarak yeme bozukluğu terimini ilk kez ortaya atan (1984) Huse ve Lukas’ın bu konudaki tanımı da “yeme alışkanlıklarında hastalığa ya da beslenmede eksikliğe neden olabilecek bozukluklar’’ şeklinde karşımıza çıkmaktadır.

Yeme bozukluklarının ilk olarak tanımlanması 400 yıl önce yapılmıştır. Değişen ve gelişen zaman içindeki kilo, şişmanlık, zayıflık, sağlık, beslenme, güç gibi kelimelere atfedilen anlamlardan dolayı evrilerek günümüz tanımını ve açıklamalarını almıştır. Ortaçağ’dan itibaren günümüze kadar artarak varlığını sürdüren bu rahatsızlığın bileşenleri için farklı yüzyıllarda farklı inançlar söz konusuydu.

“Daha da büyük bir iz bırakmış olan şey, 13. yüzyılın ortalarında Güney bölgelerindeki köylülerin Aziz Tommaso d’Aquino’nun ‘yakışıklılığını’ nitelemek için ‘Sicilya sığırı’ ifadesini kullanmalarıdır.”

“Asillere yönelik göndermeler, şişmanlık kavramının yüceltilmesinin devamını getirir. 13. ve 14. yüzyıl romanlarındaki şövalye, büyük bir gösteriş içinde yığınlarca yiyeceğe verir kendini: Moniage Renoart ‘Bir yemekte iki küp şarapla birlikte beş kaz ciğeri ezmesi ve beş horoz götürür.”

“Prenses Palatine, 17. yüzyılın başında yazdığı mektuplarda kendini tarif eder: ‘Gövdem korkunç derecede şişman, küp gibiyim, sarı lekeli cildim kırmızı renkte…’ ... Bu ifade her şeyden çok kesin bir düşüşü doğruladığı için değerlidir. Prenses, gözden düşmenin ağırlığın, kendisini çirkinlerin sınıfına taşıyan, hafiflikten şişmanlığa doğru çaresiz gidişin üzerinde özellikle durur. ”

“ 18. yüzyılın sonunda yaşamış olan şiş göbekli, bedenleri çökmüş soyluların gereksizliği kanıtlanmış ve devrimci resimlerde küçültücü cendereye sokulmuş biçimde gösterilir.”[1]

19. yüzyılda ise ağırlığın rakamsal olarak belirtilmeye başlanmasıyla günümüzdeki bilinç oluşarak ağırlık denetimine yarayan bu rakamlar, medya tarafından bir kanıt haline getirilip dayatılmaya çalışılan güzellik ölçüleri olmaya başlamıştır. Buna ek olarak çağımızda zayıflık dış görüntüde değer verilen bir nitelikten çok; kadının kendine olan güveninin, başarısının, özdenetiminin ve gücünün bir sembolü haline gelmiştir.

Yeme bozukluğu tanısı, bu hastalık hakkında yeterli bilgi birikimi ve deneyimi olan bir doktor tarafından tıbbi öykü ve ruhsal durum muayenesi sonucunda konulabilmektedir. Burada önemli olan doğru soruları sorabilmek ve dikkat çekilmesi gereken yerleri bilmektir. Birinci basamak sağlık görüşlmelerinde önerilen tarama soruları şunlardır:

Geçmiş sene ne kadar kez diyet yaptın?

Dış görüntünü seviyor musun? Kendini kilolu buluyor musun?

Kilo fazlan olması kendin hakkında ne düşündüğünü değiştirir mi?

Kilonda bir farklılık oldu mu?

Kilolarını atmak için ya da fazla yedikten sonra hiç kendi iraden ile kustun mu? Müshil, idrar söktürücü ya da lavman kullandın mı?

Bu sorulardan en az birine olumlu bir yanıt alınırsa, daha derinlemesine bir sorgulama içeren araştırmalar uygulanmalıdır.

Yeme bozukluklarında; kişinin kendini fazla kilolu görmesi, üstünden gelemediği birtakım duygusal karışıklıklarla beraber fazla yemek yemenin gelmesi, kilo almaktan korkma ve kilo verme doğrultusunda aşırı istek hissetme ile doğru orantılı bedensel algı problemlerinin olmasıdır. Herkes cinsiyet, yaş, ırk, etnik köken, kültür, büyüklük, sosyoekonomik durum veya cinsel yönelimi ne olursa olsun bir yeme bozukluğu geliştirebilir. En az 2 yıllık izlemlerin yapıldığı, katılımcıların %10’undan daha azının kaybedildiği ve psikiyatrik hastalıklarda ölüm oranlarını inceleyen çalışmalara odaklanmış geniş bir metaanalizde yeme bozukluklarının çok yüksek standardize ölüm oranlarına sahip olduğu gösterilmiştir. Bu hastalarda intihar riski beklenenden 23 kat daha fazla olarak bulunmuştur.

Bu hafta için hepimiz bu bilgileri özümserken konumuz burada bitmektedir. Bir sonraki partta yeme bozukluklarına neden olan etkenleri konuşmak üzere…

KAYNAKLAR:

ARSLANTAŞ H, ADANA F, ÖĞÜT S, AYAKDAŞ D, KORKMAZ A. 2017, Hemşirelik Öğrencilerinin Yeme Davranışları ve Ortoreksiya Nervoza. Psikiyatri Hemşireliği Dergisi, 8, 3, s.:137.

ERTAŞ HS. 2006, Yeme Bozuklukları, Timaş, İstanbul.

KURUOĞLU AÇ. 2000, Yeme Bozukluklar›nda Genetik Etkenler. Klinik Psikofarmakoloji Bülteni, s.:32-37.

TROISI AM. 2005. Early Separation Anxiety And Adult Attachment Style In Women With Eating Disorders. Journal of Clinical Psychology.

Ortaçağ’dan 20. Yüzyıla Şişmanlığın Tarihi- Georges VIGARELLO/2010-İstanbul

GÖKER C. 2016, Anoreksiya Nervosada Tikinircasina Yeme/Çikartma Alttipine Dönüşümünün İntihar Girişimi Sikliğiyla Birlikteliği. Kriz Dergisi, s.:35-42.

AKDEVELIOĞLU Y, T.Ö. 2019, Üniversite Öğrencilerinin Yeme Tutum ve Davranişlarina İlişkin Bazi Faktörlerin İncelenmesi. Gazi Sağlık Bilimleri Dergisi, s.:19-28.

ÖYEKÇIN DG, E. M. 2011, Yeme Bozukluklarına Yaklaşım. Türkiye Aile Hekimliği Dergisi, s.:29-35.

Yorumlar (0)
16
açık
Namaz Vakti 21 Mayıs 2022
İmsak 03:45
Güneş 05:34
Öğle 13:06
İkindi 17:02
Akşam 20:27
Yatsı 22:09
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 37 81
2. Fenerbahçe 37 70
3. Konyaspor 37 67
4. Başakşehir 37 62
5. Alanyaspor 37 61
6. Antalyaspor 38 59
7. Beşiktaş 37 58
8. Karagümrük 37 57
9. Adana Demirspor 37 52
10. Galatasaray 38 52
11. Sivasspor 37 51
12. Kasımpaşa 37 50
13. Hatayspor 37 50
14. Kayserispor 37 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 37 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 37 34
19. Göztepe 37 28
20. Ö.K Yeni Malatya 37 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 35 67
2. Ümraniye 35 67
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 35 48
13. Gençlerbirliği 35 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 35 45
16. Bursaspor 35 41
17. Kocaelispor 35 41
18. Menemen Belediyespor 35 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 37 90
2. Liverpool 37 89
3. Chelsea 37 71
4. Tottenham 37 68
5. Arsenal 37 66
6. M. United 37 58
7. West Ham United 37 56
8. Wolverhampton Wanderers 37 51
9. Leicester City 37 49
10. Brighton 37 48
11. Brentford 37 46
12. Newcastle 37 46
13. Crystal Palace 37 45
14. Aston Villa 37 45
15. Southampton 37 40
16. Everton 37 39
17. Burnley 37 35
18. Leeds United 37 35
19. Watford 37 23
20. Norwich City 37 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 37 73
3. Atletico Madrid 37 68
4. Sevilla 37 67
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 37 62
7. Villarreal 37 56
8. Athletic Bilbao 37 55
9. Osasuna 37 47
10. Celta Vigo 37 46
11. Valencia 37 45
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Espanyol 37 41
14. Elche 37 39
15. Getafe 37 39
16. Granada 37 37
17. Mallorca 37 36
18. Cadiz 37 36
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 37 31