Tokatlıyan Oteli'nin hikayesi

Tarihi bir otelden işhanına...

Tokatlıyan Oteli'nin hikayesi

Tarihi bir otelden işhanına...

BERKE EREN
BERKE EREN
22 Mart 2019 Cuma 10:14
197 Okunma
Tokatlıyan Oteli'nin hikayesi

Seyyahlar tarafından kaleme alınan Oriental "Doğu" ve "Doğululuk" kavramının ardından Orient Express'i ile kolaylaşan ulaşım, Batı'dan birçok ziyaretçinin İstanbul'a gelişine ön ayak oldu. 1883 ila 1977 yılları arasında Paris-Constantinople (İstanbul) seferlerini yürüten Şark Ekspresi (Orient Express), birçok kültür meraklısını bu topraklara taşıdı. Şark Ekspresi'nin ilk yolcuları arasında The Times Gazetesi muhabiri ile romancı ve seyyah Edmond About da bulunuyordu. Edmond bu topraklarda yaşadığı tecrübe ve gözlemlerini 1884 yılında yayınladığı "De ponteise a Stamboul" adlı kitabında yayınladı.



İstanbul'a artan bu rağbet beraberinde farklı gelişmelere de öncü oldu. Kısa süreli olsa dahi İstanbul'da ikametgah edenlerin artması, kalacak yer problemini ortaya çıkardı ve yeni oteller İstanbul'da boy göstermeye başladı. bu Otellerden bir tanesi de meşhur, Tokatlıyan Oteli...



İlk şubesini Beyoğlu'nda İstiklal Caddesi üzerinde açan Tokatlıyan Oteli'nin ayrıca Tarabya'da da bir yazlık şubesi bulunuyordu. 1897 yılında faaliyete geçen Tokatlıyan, Pera Palas'ın ardından İstanbul'un ikinci büyük oteliydi. Günümüzde İşhanı olarak hizmet vermekte...


 



Otel'in ilk işletmecileri Tokat'tan İstanbul'a göç eden "Tokatlıyan" adlı bir ermeni aileydi. Aile ilk olarak İstanbul Kapalıçarşı’nın en işlek yerinde sadece et ve pilav satan bir lokanta açar, tadı damakta bırakan lezzetiyle büyük bir üne kavuşan işletme beraberinde farklı restoranların açılmasına imkan sağlar. Aile reisi Mıgırdıç Tokatlıyan, Tarabya koyunda bugünkü Tarabya Oteli’nin bulunduğu yerde Cafe Restaurant de Paris’i çalıştırmaya başlar ve kısa zamanda buranın da popülaritesi artar.

Tokatlıyan Ailesi’nin esas önemli işletmesi Beyoğlu’ndaki ünlü Tokatlıyan Oteli’dir. Tarabya Koyu’ndaki otel de daha sonra Beyoğlu’ndaki otelin yazlığı olarak faaliyete geçer. Tarabya Tokatlıyan Oteli de kısa zamanda Beyoğlu’ndaki kadar popüler olur. Şık hanımlarla şık beylerin, önemli kişilerin uğrak yeri haline gelir... Buluşmalara ve toplantılara ev sahipliği yapar. Geniş, yüksek tavanlı salon ve odalarında kim bilir neler fısıldanmıştır.



Yıl 1914... 120 yataklı Tarabya Tokatlıyan Oteli, İstanbul’da elektrik ile aydınlatılan nadir yapılardan biri olarak tarihe not edilir. Birinci Dünya Savaşı'nın patlak vermesi ile birlikte Beyoğlu’ndaki ve Tarabya’daki Tokatlıyan’ın müşterileri arasında şimdi ajanlar da yer alır.



Yıl 1919... Evlatlığı ve Sırp kökenli damadı Medoviç yaşlı Mıgırdıç Tokatlıyan’ı işten el çektirip Fransa’nın Nice kentine gönderir, otele de el koyar. Mıgırdıç Tokatlıyan yaşamını Nice’te sürdürür ve orada maddi sıkıntılar içinde yaşlanarak ölür.





 

Yıl 1946... İkinci Dünya Savaşı bittikten sonra Tarabya Tokatlıyan Oteli el değiştirir. Oteli satın alan İbrahim Gültan adını da Konak Oteli yapar.

 

Kaynak: http://eksikhikayeler.blogspot.com/
Son Güncelleme: 22.03.2019 10:23
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.