İstanbul’un ilk Ayasofya'sı Polyeuktos Kilisesi

Bir dönem Hz. Süleyman Tapınağı ile yarışıyordu…

İstanbul’un ilk Ayasofya'sı Polyeuktos Kilisesi

Bir dönem Hz. Süleyman Tapınağı ile yarışıyordu…

BERKE EREN
BERKE EREN
04 Mayıs 2019 Cumartesi 20:14
194 Okunma
İstanbul’un ilk Ayasofya'sı Polyeuktos Kilisesi

İstanbul’un ilk Ayasofya’sıydı. Geç Roma döneminde 527 yılında Fatih Saraçhane’de inşa edildi. Yapıldığı dönemlerde büyüklük ve ihtişam bakımında Hz. Süleyman Tapınağı ile yarıyordu. 1500 yıllık tarihi kilise şimdi yokolma tehdidiyle karşı karşıya

Nihat ULUDAĞ ÖZEL HABER

Fatih Saraçhane’de İstanbul’un kalbinde bulunan tarihi Polyeuktos Kilisesi’nin kalıntılarının üzeri otlarla büründü. Yok olma tehdidiyle karşı karşıya olan tarihi kilisenin ilginç tarihçesi.

ROMA’NIN EN GÜÇLÜ KADINI YAPTIRDI

Polyeuktos Kilisesi 527 yılında Geç Roma döneminde Anikia Luliana tarafından yaptırıldı. Neredeyse Ayasofya ile aynı büyüklükte olan kilise ondan 10 yıl önce inşa edildi..

HAZRETİ SÜLEYMAN TAPINAĞI İLE YARIYIYORDU

Büyüklük ve ihtişamı bakımında Hazreti Süleyman’ın Kudüs’te bulunan tapınağı ile yarışan Polyeuktos Kilisesi herkesin gözlerini kamaştırıyordu..

LATİNLERİN DE DİKKATİNİ ÇEKTİ

1204 yılında İstanbul’u istila eden Latinler Polyeuktos Kilisesi’ni yağmaladılar. Tarihi kilisenin eşsiz süslemeleri ve paha biçilemeyen sütunları Latinler tarafından Venedik ve Barcelona’ya götürülür. Tarihi kilisenin yağmalanan parçaları Venedik ve Barcelona’daki kiliselerin süslemelerinde kullanılır.

700 YIL TOPRAK ALTINDA KALDI

Yağmalanarak talan edilen tarihi kilise uzun yıllar kaderine terk edilir. Polyektos Kilisesi’nin üzeri tamamen toprakla örtülür. 1960 yılında Haşim İşcan Geçidi inşaatı sırasında yapılan hafriyatlarda kilisenin bazı önemli parçaları bulunur. Daha sonra 8 yıl süren kazı çalışmalarında Polyeuktos Kilisesi’nin kalıntıları yeniden gün yüzüne çıkarılır.

TARİHİ KİLİSE KURTARILABİLİR Mİ?

Arkeolog Murat Sav, “Burası şuan hakikaten çok izbe bir vaziyette. Tarihi kilisenin yok olmaması için koruma tedbirleri alınabilir, bunu çok farklı metotları var. Burası öncelikli olarak yerli ve yabancı turistlerin hizmetine açılmalı, bunun içinde etrafı kapatılabilir. Çeşitli düşüncelerle projeler meydana getirilebilir. Bunun önünde herhangi bir engel yok, daha çekici bir hale getirilebilir aynı zamanda buranın 13. yüzyılda zenginliklerini nasıl kaybettiğine dönük içeride simulasyon da yapılabilir, yani bir nevi İstanbul'daki yapılardan kaçırılan malzemeler üzerinde durulabilir çünkü İstanbul'un belleği eski yapılarında gizlidir. neresine giderseniz nereye bakarsanız o yapıyı adeta bir pırlanta gibi süsleyen yapılar karşınıza çıkar.’ Dedi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.