Dülgerzade Şemseddin Ahmet Bey Mescidi

Altı ayazma üstü cami olan 400 yıllık Dülgerzade Şemseddin Ahmet Bey Mescidi Türk ve Rum kültürünün ortak değerini yaşatıyor.

Dülgerzade Şemseddin Ahmet Bey Mescidi

Altı ayazma üstü cami olan 400 yıllık Dülgerzade Şemseddin Ahmet Bey Mescidi Türk ve Rum kültürünün ortak değerini yaşatıyor.

BERKE EREN
BERKE EREN
21 Aralık 2018 Cuma 00:04
108 Okunma

Altı ayazma üstü cami

Altı ayazma üstü cami olan 400 yıllık Dülgerzade Şemseddin Ahmet Bey Mescidi Türk ve Rum kültürünün ortak değerini yaşatıyor. Mescit altındaki ayazma 1922 yılındaki Rum göçünden sonra hiç kullanılmamış.

İzmir’in güzel ilçesi Tire’nin, eski Tire kısmında kalan Derekahve’de Türk ve Rum kültürünün ortak değerini yansıtan 400 yıllık bir tarihi mescit bulunuyor.

ALTI AYAZMA ÜSTÜ MESCİT

Dülgerzade Şemseddin Ahmet Bey Mescidi tam 400 yıllık tarihi bir mescit. Oldukça eğimli bir arazide konumlanan mescidin altında yaklaşık 6 metre uzunluğunda 3 metre genişliğinde tarihi bir ayazma bulunuyor. Ayazma pastoral görüntüsüyle tarihi mescide ayrı bir güzellik katıyor.

AYAZMA 150 YIL ÖNCE TAMİR EDİLMİŞ

Ayazmada kullanılan malzemeler, yapının 19. Yüzyıl sonlarına doğru tamir edildiğini gösteriyor. Batı-Doğu doğrultusunda uzanan koridorun doğu ucundaki ayazma tuğla ve taş kullanılarak yapılmış.

HOŞGÖRÜ ABİDESİ

Arkeolog Murat Sav, “1922 yılında Rumlar’ın Tire’den ayrılmasından sonra ayazma hiç kullanılmamış. Yöredeki yaşlılar ayazmanın 1900’lerin başlarında işlek olduğunu söylüyor. 1922 yılındaki göçe kadar ayazma Ortodokslarca kullanılmış. Osmanlı döneminde ayazmaların artması ve en önemlisi bunlardan birinin bir caminin altında yer alması sosyolojik açıdan da çok önemli. Ayazmanın üstündeki caminin ilk yapım tarihi net değil fakat genellikle 16. Yüzyılda yapıldığı kabul ediliyor. Ne yazık ki mescit 1970’lere harabe olarak ulaşmış ve bu dönemde betonarme olarak bugünkü sade mescit yapılmış. Ayazma adına baktığımızda, İstanbul Üsküdar’daki Barok dönem yapısı olan Ayazma Camisi’ni de görüyoruz ki, bu da isimlendirmeler konusunda dahi Osmanlı yaklaşımının ne denli hoşgörülü olduğunun ayrı bir ispatıdır. Tire’de hoşgörünün bir başka somut örneği daha mevcut: Aya Kyriaki Şapeli. Şapel, basit, kare planlı ve üzeri küçük bir kubbeyle örtülü. Ebubekir Ağa veya Ekinhisarı Camisiyle yan yana olan şapel, caminin bir birimi olarak kullanılıyor.” Dedi.

AYAZMA NEDİR?

Ayazmalar, Ortodoks Hıristiyan inanç sisteminin çok önemli kült yerlerindendir. Eski Grekçe’den gelen kelime “Agias ma”; yani, “kutsal su” demektir. Suyun kutsallığı bin yıllardan beridir kabul edilmiş ve iyileştirici gücüne inanılmıştır. Ayazmalar, bir aziz veya azizeye adanır. O aziz veya azizenin kutsal gününde de özellikle ziyaret edilirdi. Anadolu’da da bu niteliğe sahip binlerce kutsal su kaynağı/ayazma yeri mevcut. Hatta Osmanlı döneminde mevcut ayazmalara binaen çok sayıda ayazmanın yapıldığını, sayının arttığını biliyoruz. Tire’deki yer de bunlardan biri. Fakat adını veya kime adandığını ne yazık ki bilmiyoruz.”

HEKİM ÇELEBİ KİMDİR?

Mescidi yaptıran Dülgerzade Şemseddin Ahmet Bey, Hekim Çelebi sanıyla da anılmakta. Ayazma’nın yanından akan derenin adı “Şükran Deresi” bölgedeki yerleşimin eskiliği dikkate alındığında, Şükran Deresi adının da bir hayli eski olması gerekmekte. Böyle bir dere kenarında bir ayazmanın oluşu da gayet doğaldır. Hatta bu ayazmanın Meryem Ana adına yapılmış olabileceği de söylenmekte ama buna dönük açık bir delil mevcut değil.

Son Güncelleme: 21.12.2018 00:24
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.