Başkan Kadir Topbaş, 'mini metro' hakkında açıklamalarda bulundu
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Levent'ten Hisarüstü'ne oradandan füniküler sistemle Aşiyan'a inecek mini metro hakkında gazetecilere bilgi verdi.
Başkan Topbaş, İstanbul’daki görevi sona eren Kazakistan İstanbul Başkonsolonsu Askar Shokybayev’in ziyareti sonrası gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Bir gazetecinin ''Büyükşehir Belediyesinin projesi olan Levent'ten Hisarüstü'ne oradandan funiküler sistemle Aşiyan'a inecek mini metro hakkında bilgi verebilirmisiniz'' sorusu üzerine Topbaş, yönetim gledikleri günden bu yana en büyük yatırımları ulaşıma ayırdıklarını belirtti.
Bugüne kadar ulaşıma yaptıkları yatırımın 22 milyar lira olduğunu dile getiren Başkan Topbaş, toplu taşımanın yaygın olması oranında trafiğin o ölçüde rahat olacağını dile getirdi. Projeyi kısa sürede tamamlamak istediklerini dile getiren Başkan Topbaş, “Metro hatlarından bir tanesi olarak düşündüğümüz Levent'ten Hisarüstü denilen Boğaziçi Üniversitesinin bulunduğu noktaya kadar metro hattının uzatılması. Bunun kararını verdik. Şu anda çalışmalar devam ediyor, Kısa sürede tamamlanacağını umuyorum. Tabiki oraya gittiğimiz de arzu ettiğimiz şudur ki. Boğaz'a bir funiküler sistemle yüzeyden (Taksim'deki gibi Dolmabahçe-Tünel şeklinde değil) inme şeklinde. Bunun Avrupa'da örnekleri var. Bu başarılırsa sahille bütünleşme imkanı olur. Böylece sahil trafiğini büyük destek vermiş oluruz'' şeklinde konuştu.
Üsküdar – Ümraniye metrosunun Çekmeköy’e uzanan hattından sahile inen yüzeysel füniküler sistemiyle sahile erişebilme imkanı aradıklarını belirten Başkan Topbaş, bunlardan bir tanesinin belki Küçüksu deresi civarına inebileceğini söyledi. Başkan Topbaş, böylece tepelerden gelenlerin sahile inmesini, sahilden gelenlerin de tepelere çıkmak suretiyle metro hatlarına ulaşmaları ve daha hızlı bir trafiğin oluşmasının sağlanacağını anlattı.
Başkan Topbaş şöyle devam etti: “Maalesef sahillerde yoğun bir trafik oluşmakta. Ciddi bir sıkıntı yaşanmakta her iki Boğaz sahilinde. Böylece tepelerdeki metrolarla bunu bağlamış olacağız. Bunun önemli bir çözüm olacağına inanıyorum. Şu anda starta verildi. Çok kısa sürede biteceğini tahmin ediyorum. Çünkü çok uzun bir mesafe değil. Tek tüp olarak yapacağız. Çünkü aynı tüpten gidiş geliş sağlanacak. Böyle hızlı bir erişim imkanı verilecek. Etiler hattı yol genişliği açısından çok sıkıntılı bir bölge. Çok ciddi sıkıntı yaşanmakta trafik açısından. Böylece oradan otobüs hattı yerine metro ile erişim sağlanacağı bir sistem devreye girecek. Çok daha bir Etiler hattı ortaya çıkacak.”
Etiketler:
Geçen yaz, medya devi Rupert Murdoch\'a ait bir gazetenin karıştığı telekulak skandalıyla çalkalanan İngiltere\'de önceki gün, yine aynı yayın grubuna ait The Sun gazetesinin dört çalışanı polise rüşvet verdikleri gerekçesiyle gözaltına alındı.
İngiltere\'nin ünlü tabloid gazetesi The Sun\'da gazetecilik ve yöneticilik yapan bu kişilerin köşe yazarı Fergus Shanahan (56), Sun haber dairesi müdürü Chris Pharo (42), Sun\'ın önceki yöneticilerinden Graham Dudman (48) ve ünlü emniyet muhabiri Mike Sullivan (48) olduğu bildirildi.
Konuyla ilgili bir polis memurunun da gözaltına alındığı kaydedildi. Polisin, rüşvetle ilgili farklı kanıtların olup olmadığını araştırmak için The Sun\'ın bağlı bulunduğu News International\'ın Londra\'nın doğusundaki Wapping\'de yer alan merkez binasında ve tutuklanan gazetecilerin evlerinde de arama yaptığı ifade edildi.
İngiliz polisi, son tutuklamalara mesnet teşkil eden bilgilerin Murdoch\'a ait News International\'ın yöneticileri tarafından sağlandığını ifade ederken, kurumdan yapılan açıklamada \"News International, geçen yaz ortaya çıkan ve kabul edilemez olan bilgi toplama yöntemlerinin bir daha tekrarlanmayacağını taahhüt etmiştir.\" ifadeleri dikkat çekti. Telekulak soruşturmasına paralel bir şekilde yürütülen rüşvet soruşturmasında tutuklananların sayısı The Sun çalışanlarıyla beraber 13\'e ulaşırken, bunların arasında News International\'ın eski başkanı Rebekah Brooks da bulunuyor.
Gruba ait News of the World gazetesinin bir grup çalışanının polis içindeki bağlantıları sayesinde ünlülerin, sporcuların ve hatta kaçırılan bir kızın ailesinin telefonlarını dinledikleri telekulak skandalındaki sorumluluğu nedeniyle ön plana çıkan Brooks, görevinden istifa etmek zorunda kalmıştı. Yine aynı skandal nedeniyle Londra Polis Teşkilatı\'nın iki tepe yöneticisi de istifa etmişti. Rupert Murdoch da gelen tepkiler üzerine 168 yıllık News of the World gazetesini kapatmak zorunda kalmıştı. Telekulak skandalı ayrıca medya etiği ve basın, polis ve politikacıların ilişkilerine dair bir tartışmayı da tetiklemişti.