Sunulmuş Kadın Hakları
07.12.2009 10:16:01
Çok önemli bir gün. 5 Aralık. Fransa’dan, İtalya’dan, İsviçre’den yıllar önce kadın haklarının var olduğu ülkemizde biz kadınların başımıza konan bu talih kuşundan bihaber yaşadığımızı görüp üzülüyorum.
Eminim siz de…
Düşündükçe, Anadolu’ya henüz yerleşemediğimizi fark ediyorum. Hala birçok kavgalar toprak ve kadın için yapılıyor. Erkek cinsimizin gelişimini tamamlayamadığını görüyorum.
Mustafa Kemal Atatürk’ün ihtiyaçlarımızı öngörüp, adeta tepside sunduğu haklarımız için yorumlarından ikisini yorumsuz, sunuyorum:
“Bizim sosyal toplumumuzun başarısızlığının sebebi, kadınlarımıza karşı gösterdiğimiz ilgisizlikten ileri gelişmektir. Yaşamak demek faaliyet demektir. Bundan dolayı bir sosyal toplumun bir organı faaliyette bulunurken, diğer bir organ işlemezse o sosyal toplum felçlidir.”
“İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan oluşur. Kabil midir bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelimde kütlenin bütünü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki, bir cismin yarısı toprağa bağlı kaldıkça öteki yarısı göklere yükselebilsin?”
Memleketin dibine doğru gittiğimizde gördüklerimiz bizi ne zaman ki memnun edecek, işte o vakit 5 Aralık 1934 Kadının Seçme ve Seçilme Hakkı üzerine yazılanlarda farklı olacak.
Mücadelesini vermeden, tepside sunulmuş hakların, özgürlüklerin kıymetinin bilinmemesi hiç şaşırtıcı değil… Ama yapacak hiçbir şey yok ?! Fark edenler fark etmeyenlere, bilenler bilmeyenlere anlatacak. Bu anlatımda elbette eğitimle olacak. Kara tablolar bizi yıldıramaz. Frida Kahlo gibi; “Yürüyemezsem dans ederim!”
Somut şeyler yapmak gerek. Haydi, farkındalığı yüksek kadınlar erkekler… Çevrenizi şöyle bir yoklayın muhakkak eğitimini sürdürebilmesi için acil paraya ihtiyacı olan öğrenciler bulacaksınız. Ayda 100 tl’nin dahi nefes aldıracağı öğrenciler var. Bir harcama az yapılabilir, bir öğrenci başı dik okuyabilir.
Değmez mi?