Firmanı Ekle - Arama Arşivi - Site İçi Arama:     

  Tüm İlçeleri
 Adalar
 Avcılar
 Bağcılar
 Bahçelievler
 Bakırköy
 Bayrampaşa
 Beşiktaş
 Beykoz
 Beyoğlu
 Büyükçekmece
 Çatalca
 Eminönü
 Esenler
 Eyüp
 Fatih
 Gaziosmanpaşa
 Güngören
 Kadıköy
 Kağıthane
 Kartal
 Küçükçekmece
 Maltepe
 Pendik
 Sarıyer
 Silivri
 Sultanbeyli
 Şile
 Şişli
 Tuzla
 Ümraniye
 Üsküdar
 Zeytinburnu
  Gazete Oku
 Akşam
 Birgün
 Bugün
 Cumhuriyet
 Evrensel
 Güneş
 Halka Tercüman
 Hürriyet
 Kurultay
 Milli Gazete
 Milliyet
 Ortadoğu
 Radikal
 Sabah
 Star
 Şok Gazetesi
 Takvim
 Türkiye
 Vakit
 Vatan
 Yeni Asya
 Yeniçağ
 Yeni Mesaj
 Yeni Şafak
 Zaman
  Önemli Adresler
 118 Rehber
 Adsl Kota Bilgi
 Askerlik İşlemleri
 Aöf Sonuçları
 Çalıntı Oto Sorgu
 Ehliyet Sonuçları
 IETT Seferleri
 Igdaş Borç Sorma
 Iski Borç Sorma
 Kpss Sonuçları
 M.E.B Sınav Sonuç
 Pasaport Başvurusu
 Piyango Sonuçları
 Sahte Para Sorgu
 Sayısal Loto
 Ssk Gün Hesabı
 Sürücü Puanı Sorgu
 Tc No Sorgu
 Tren Bilet Satış
 Vergi No Sorgu
 Önemli Telefonlar
 Ösym Sonuçları

Mesut ŞENOL
Yazar
AŞK ŞİİRLİ BİR AKŞAM
19.11.2008 09:49:22



Prof. Dr. Hilmi Yavuz, Prof. Dr. İskender Pala, Dr. Mehmet Kalpaklı 'nın eşsiz yorumları ve muhteşem Istanbul manzarası eşliğinde bir özel Aşk Şiirleri akşamının tadını tatmaya var mıydık?

TAÇ Vakfının eski İstanbul Meclisleri dizisinden düzenlediği bu etkinlik, şiir seven birisi olarak beni hemen çekmişti.

15 Kasım 2008 Cumartesi akşamı Istanbul’da Ortaköy’ün en güzel yapılarından birisi olan Simon Kalfa’nın muhteşem Boğaz manzaralı çatı katında çok özel bir AŞK ŞİİRLERİ AKŞAMI yaşandı.

Istanbul’un geçmiş zamanlarının mimari bir silueti gibi fizik ve ruh olarak sizi hem içine alan, hem de bir tarih durgunluğu ve soyluluğuyla geride bir başka zamanda yaşayan mekan, dolambaçlı ama geniş merdivenlerle, yüksek tavanlarla, bugüne hiç benzemeyen geometri ve simetrisiyle zaten ilk vurucu etkiyi uyandırıyordu teras katına tırmanın şiir yolcuların zihninde ve gönlünde.

Bu yere ismini veren, Dolmabahçe Sarayı`nı ve Ortaköy Camii`ni yapan Balyan ailesi mensuplarından Simon Kalfa binayı 1800’lerin ikinci yarısında kendine konut olarak yapmış. Cumhuriyetin ilk yıllarında, Safiye Ayla’nın dinleyenlere unutulmaz anlar yaşattığı ünlü Cafe Jardin gazinosu da bu binada yer alıyormuş

İnsanoğlunun geçmişinde, uygarlığın, kültürün, dahası bilimin gelişmesinde AŞKın yerini unutmamak gerek. Aşkın yarattığı karşılıklı büyü ve çekim, olağanüstü sinerjilerin, enerjilerin ve ilerleyişlerin, gelişmelerin kaynağı olmamış mı?

Aşkın sadece kavuşmak olmadığını, ayrılığı ve kavuşmayı, aşkın tükenmeyen bir duygu olduğunu, beklemenin, özlemenin de aşka dair olduğunu, insanın aşka düşünce çektiği acıları ve kutsallığını, Prof. Dr. Hilmi Yavuz, Prof. Dr. İskender Pala ve Dr. Mehmet Kalpaklı'nın eşsiz yorumlarını, Istanbul Boğazının adeta 280 derece açılımlı manzarası eşliğinde, mum ışıklarının süzülmüş aydınlığını, Boğazın yakamozlarının ışıltılarını içimize sokarak dinledik.

Kadınlara verilen genel ve gizli adlarla ilgili gelişmeler sırasında 16. yüzyıldan sonra şairlerin hem mecazi aşkı ve hem de beşeri aşkı ifade etmeye başladıklarını öğrenmek çok hoştu.

Şiir geleneğimizin ilahi ve dünyevi aşk dönüşümü çizgisini yansıtan Hilmi Yavuz, aşka konu olan kadının nasıl önce soyut, genel isimler, simgelerle karşılandığını ve nasıl 19. yüzyıldan sonra bireysel kadın adlarının artık aşk şiirlerinde belirmeye başladığını anlattı ve güzelce örnekledi bize söylediklerini diğer şairlerle birlikte.

Bu güzel akşamdan geride bende kalan düşünce ve duygu, Divan Şiirinde doruğuna ulaşan, mermer ve seramik tuğlası gibi dilimizi çıldırtıcı bir güzellikle (İskender Pala’nın hoş bir deyimlemesi) işleyen geleneğimizin bugüne yeteri kadar yansıtılamayışı ve sonuçta dilimizin hak ettiği genişleme ve gelişmeyi sağlayamamış olmasıydı.

Divan şiirinde söz sanatlarının ne denli doruk noktalara çıktığına ancak içine girince kavrıyorsunuz. Sevgilinin ipek giysinin üstündeki gülün dikeninin gölgesinden teninin rahatsız olduğunu söylemleyen Divan Şairine gıpta etmedim dersem yalan olur.

Sevginin en platonik olanından, vuslatı (buluşmayı/kavuşmayı) en tensel ayrıntılarla söz sanatının rahatsız etmeyen dokunuş ve gezintileriyle düş gücümüzde bize yeniden resimleten şairlerimize karşı içimde bir sıcaklık oluştu.

Atalarımızın ‘’Aşk adamı yola sokar’’ diye özetlenebilecek çok katmanlı bir aşk anlayışının olduğunu dinlemek, Mehmet Kalpaklı’nın, ‘’Yaşadığımız fiziksel alanın bir de sanat alemi var. Ama bu sanat alemi, kendisinden bahsedilmezse, dile getirilmezse var olmayacak’’ sözleri kulağımda çınladı hep.
Bu Yazarımızın Makalesi 797 defa okunmuş,
Sayfası 22816 Kişi Tarafından Ziyaret Edilmiştir.
 
   
Baha KURT
19/11/2008 - 20:00
Sevgili Mesut Abi,Yazılarınızı sürekli takip etmeye çalışıyorum. Her makalenizde insan kendinden bir nokta buluyor ve derin düşüncelere dalmamızı sağlıyor. Her geçen gün daha fazla tat aldığım yazılarınızın devamını bekliyorum.

[1]
Toplam Yorum Sayısı: 1

 


Ç O K   O K U N A N
 
Y O R U M L A N A N
 
A N K E T
Ne mutlu bana, bir ...... var?














  Sonuçları Göster.


Copyright © 2006-2009 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Grup Ajans Medya Adres: Opr. Raifbey Sokak No:25 Daire 1 ŞİŞLİ / İSTANBUL
Telefon: 0212 2342355 | Faks: 0212 2488504 | E-Posta: info@istanbulburda.com
Teknik Destek: Vitamin Bilişim