Kapat
 
 Firmanı Ekle - Arama Arşivi - Site İçi Arama:      


  Tüm İlçeleri
 Adalar
 Avcılar
 Bağcılar
 Bahçelievler
 Bakırköy
 Bayrampaşa
 Beşiktaş
 Beykoz
 Beyoğlu
 Büyükçekmece
 Çatalca
 Eminönü
 Esenler
 Eyüp
 Fatih
 Gaziosmanpaşa
 Güngören
 Kadıköy
 Kağıthane
 Kartal
 Küçükçekmece
 Maltepe
 Pendik
 Sarıyer
 Silivri
 Sultanbeyli
 Şile
 Şişli
 Tuzla
 Ümraniye
 Üsküdar
 Zeytinburnu
  Gazete Oku
 Akşam
 Birgün
 Bugün
 Cumhuriyet
 Evrensel
 Güneş
 Halka Tercüman
 Hürriyet
 Kurultay
 Milli Gazete
 Milliyet
 Ortadoğu
 Radikal
 Sabah
 Star
 Şok Gazetesi
 Takvim
 Türkiye
 Vakit
 Vatan
 Yeni Asya
 Yeniçağ
 Yeni Mesaj
 Yeni Şafak
 Zaman
  Önemli Adresler
 118 Rehber
 Adsl Kota Bilgi
 Askerlik İşlemleri
 Aöf Sonuçları
 Çalıntı Oto Sorgu
 Ehliyet Sonuçları
 IETT Seferleri
 Igdaş Borç Sorma
 Iski Borç Sorma
 Kpss Sonuçları
 M.E.B Sınav Sonuç
 Pasaport Başvurusu
 Piyango Sonuçları
 Sahte Para Sorgu
 Sayısal Loto
 Ssk Gün Hesabı
 Sürücü Puanı Sorgu
 Tc No Sorgu
 Tren Bilet Satış
 Vergi No Sorgu
 Önemli Telefonlar
 Ösym Sonuçları

Topkapı

Tarih: 26.05.2008

Topkapı, İstanbul’un Zeyinburnu ve Fatih İlçeleri’nin bir bölümüne yayılmışolan Topkapı semti



İstanbul’un Zeyinburnu ve Fatih İlçeleri’nin bir bölümüne yayı lmışolan Topkapı semti, tarihin yazıldığı önemli bir mekân olarak adını geniş bir alana miras bırakmıştır.
Topkapı semti, iki ayrı ilçenin bir bö lümünü işgal etmektedir. Zeytinburnu İlçesi’nin kuzeydoğusunun bir kı smını ve Fatih İlçesi’nin batısının bir bölümünü. Dolayısıyla Topkapı diye anılan bu semt, tarihin yazıldığı önemli mekan olarak geniş bir alana adını miras bırakmıştır.

Daha ayrıntılı söylemek gerekirse; Zeytinburnu İlçesi’nin Merkezefendi Mahallesi’nin surlara ve ç evre yoluna bakan tarafı; aynı zamanda Maltepe Mahallesi’nin surlara yakın olan büyük bölümü; Fatih ilçesine bağlı olan, Fatma Sultan Mahallesi, Beyazıt Ağa Mahallesi, Melek Hatun Mahalleleri semtin sınırları içinde kabul edilebilir.

Tarihi surlar, adeta, Topkapı semtini iki farklı karakter ve görünümde iki bölüme ayırmıştır. Surların iç tarafı “eski İstanbul”, surlar? ?n dış tarafı yeni İstanbul kabul edilebilir. Topkapı geniş bir mahal olduğu için bu semt; Topkapı – Cevizlibağ, Topkapı - Davutpaşa, Topkapı – Ulubatlı, Topkapı – Maltepe (Çamlı) olarak dört kısım biçiminde anı lmaktadır.

Topkapı Tarihi
İmparator Konstantinus, Bizans’tan kendi adını taşıyan küçük şehre (İstanbul) gelerek, mevkiin güzelliğini ve yerleşmeye çok elverişli olduğunu gördü. Konstantinus aklındaki şehri yaratmak için hemen işe koyuldu. Önce yarımadanın iç kısmında bulunan yüksek tepeleri düzelttirdi. Ardından yapılacak iş kara surları idi. Çünkü şehrin yalnız garb tarafındaki ufak bir kara kısmından başka, diğer üç yanı denizle çevrili idi.

Büyük Konstantin, Bizantion’un eski surlarının ö tesinde yaptırdığı surla hem şehri büyütmüş hem de daha güvenli bir hale getirmiş oluyordu. Şehrin nüfusu zamanla çoğalınca, İmparator Theodos’un babası Antemius, kara tarafındaki ilk suru yıktırarak, 413 senesinde iki ay zarfında daha büyük olmak üzere yeni bir sur inşa ettirmiştir. Fakat 447 senesinde zuhur eden bir zelzeleden dolayı yeni surun birçok yerleri, 57 kule ile beraber yıkılmış ve aynı sene vali Konstantin Küros’un nezareti altında tekrar yapılmıştır. Bu inşaata dair biri Altınkapı’da, diğeri de Ksylokerkos kapısında olmak üzere iki kitabe konulmuş ve sura “Theodos Surları” adı verilmiştir. Evdemon, yani Eğrikapı ve Blakherna, yani Ayvansaray adlı varoşları, sık sık yapılan Avar akınlarına karşı korumak üzere surların içine almıştır. Heraklius’un yaptırdığı surlara “Blekherna surları” adı verilmiştir. İsavralı II. Leon’un saltanat devrinde, 750 senesinde, Theodos surları zelzeleden hasara uğramış ve adı geçen imparator onları yeniden yaptırmıştır. İmparator, Ermeni V. Leon, 9. asrın başlarında, ilk Blakherna surunu ikinci bir sur ve geniş bir hendekle takviye etmiştir. 1204 senesinde Latin işgali zamanında mevcut olan ikinci kara suruna dair bir kayıt bulunmamış olup banisi bilinmemektedir.

Fatih Sultan Mehmed, İstanbul’un fethinden sonra, Yenisaray’ı (Topkapı Sarayı) yaptırdığı gibi, şehrin surlarını da tamir ettirmiştir. Sultan II. Bayezid’in saltanat devrinde dahi surların bazı kı sımları tamir edilmiştir. 1635 senesinde, Sultan IV. Murad Revan Seferi’nde bulunduğu zaman, kaymakam Bayram Paşa, yer yer hasara uğramış surları tamir ettirmiş ve iç ve dış kısımları boydan boya beyaza boyatmıştır. Daha sonra 1655’de, IV. Mehmed’in sadrazamı Boynueğri Mehmet Paşa, Limni ve Bozcaada’nın Avrupalılar (Venedikliler) tarafından zaptı üzerine, dü şman donanmasının ani bir baskın yapma ihtimaline karşı bir tedbir olarak, ş ehre yeni ve azametli bir manzara vermek için surları badana ettirmiştir. Surların tarihinden de anlaşıldığı gibi, İstanbul şehri için de, bu şehri komuta edenler için de, bu şehri çevreleyen surlar büyük önem taşımaktaydı. Bizans dö nemi imparatorlarından hemen hemen hepsi surları ya yaptırmış ya da gerekli bö lümleri tamir ettirmişti.

Osmanlı zamanında dahi bu surlar itina ile tamir edilmiş, boyanmış ve onarıma muhtaç kısımları zaman geçirmeden ihya edilmiştir. İstanbul’u çevreleyen surların kara kısmında olanlar şunlard? ?r: Eğrikapı, Edirnekapı, Topkapı, Mevlevihane Yeni Kapısı, Silivrikapı, Yedikule Kapısı.

Fatih kuşatmaya başladığı zaman işe ilk baş ladığı kısım Topkapı ve Edirnekapı’nın olduğu bölümdür. Ç ünkü surların en alçak olduğu yer bu bölümdür. Sarraf – Hovanesyan, şehrin fethi sırasında Topkapı’nın dövüldüğünü işaret etmek üzere kapıya toplar yerleştirilmiş olduğunu söyler ve aynı kapının iç tarafında oturan çingeneler hakkında şu malumatı verir: “Erkekleri evlerinde elek imal eden, kadınları da şehirde dolaşarak bu elekleri satan çingeneler vardı. Bir kısmı Sultan III. Ahmed ve Sadrazam İbrahim Paşa zamanında Müslüman oldu. Halen de elekçilikle meşgul olan bu çingenelerdir. Unkapanı sahili’nde dükkanları vardır. Gerek sur dışındaki Takkeci Mahallesi’nde ve gerek surun içinde, Ermeni cemaatine mensup bir kısım halk vardır ki bunların Surp Nigoğos adlı kiliseleri, III. Ahmed devrinde yıktırılmıştır. Sur dışında, Davutpaşa Sarayı’nın karşısında, onların bir de ufak mezarlıkları vardır. Aynı semtte (şimdiki Topkapı semti), Aya Nikoli adlı ve çok yıkık bir kiliseleri bulunan bir miktar Rum da bu bölgenin sakinidir.

Sarraf - Hovannesyon’un “İstanbul Topografyası” adlı eserinde geçtiğ ine göre; bugün yalnız cami bakiyesi ile kışlaların bulunduğu Davutpaşa, vaktiyle çok mühim askeri bir içtima sahası idi. Rumeli cihetine sefere giden ordular bu sahada toplanır, gidiş ve gelişte burada uğurlanır veya karşılanırdı. Mü ellifimizin de zikrettiği gibi, Davutpaşa’da muhteşem bir padişah köşkü, hamamı ve bahçesi mevcuttu.

Görüldüğü üzere Topkapı semti önemli bir mahal olmasına rağmen gerek Bizans döneminde gerekse Osmanlı Devleti esnasında yerleşim yeri halini alamamıştır. Fetihten sonra bu mahal bazı meslek gruplarının tercih ettiği bir alan olmuştur (çömlekçiler, elekçiler vs).

Aynı zamanda Osmanlı zamanında bu bölgeyi mesken tutanlar Bektaşi ve Mevlevi dervişleri olmuştur. Bu kırsal mıntıkada daha mistik, uhrevi bir hayat kolay yaşanır. Yaz kış burada çile ve tecrit mümkündü. Cumhuriyet yıllar? ?nda bu bölge, sanayileşme çabalarının ilk sahnesi olmuştur. Günümüzde de Sur dışındaki Topkapı bölümünün büyük kısmı iş merkezleri ve fabrikalar ile doludur.

Topkapı’da Eserler
Kiliseler
Ayios Nikolaos (Hagios Nikolaos/Aya Nikola) Kilisesi
Topkapı, Karatay Sokak No 1’dedir. Yapılış tarihi kesin olarak bilinmemektedir. İlk isminin (Ayıos Yeoryios Hagıos Georgıos) olduğu sanılmaktadır. Ayazma da aynı isimle anılmaktadı r. İlk kilisenin 1593 yılında tahrip olduğu sanılmaktadır. 17. yüzyıl başında yandığı da kayıtlardan anlaşılmaktadır. Günümüzdeki kilise R.E. Koç u’ya göre 1750’de yeniden yapılmış olup bu günkü adıyla an? ?lmaya başlamıştır. 1831 yılında cemaatin yardımıyla yeniden inşa edilmiştir. Mimarı Kostantin Yolasığmazis’tir. Kilise geniş bir avlunun içinde yer alır, çatılı ve kaba yontu taştandır. Çan kulesi avludadır. Yapı erken Bizans planına uygundur.

Surp Nigoğayos Kilisesi
Topkapı Postayolu Sokak No. 159’dadır. Kilise 1626-1630 yılları arasında ahşap olarak in? ?a edilmiştir. 1812 ve 1823 yıllarında onarılmıştır. 1831-1832’de Vartan Kalfa tarafından yeniden inşa edilmiştir. Paranın yetmemesi üzerine Mü slümanlardan istikraz alınmıştır.

1894 zelzelesinden zarar gören kilise hemen onarıldı. Birinci Cihan Harbi’nde kilise askeri amaçla kullanılmış tır. 1927 ve 1983 yıllarında tamir görmüştür. Kilise bazilikal planlı olup, ç atılıdır. Taştan yapılmıştır.

Camiler
Bayezid Ağa Camii
Eski Topkapı Meydanı’ndadır. Banisi Fatih’in sekbanbaşı larından Bayezid Ağa’dır. Fatih devrinde yapılmıştır. Çeşitli tamirler gören cami dört duvar halinde iken mahalleli hayırseverler tarafından 1953-1957 yı lları arasında aslına sadık kalınarak tamir ve ihya edilmiş ve ibadete açı lmıştır. Kare planlı çatılıdır. Duvarları kesme taştır. Aralarında tuğ la kuşaklar bulunmaktadır. Son cemaat yeri vardır. İç tavan ve kadınlar mahfeli betondur. Sarkıtlı ve kum saatli alçı mihrap, ahşap minber ve kürsü bulunmaktadır. İç duvar etekleri çini ile bezelidir.

Caminin ön avlusunda eski bir taş teknenin de bulunduğu abdest alma yeri bulunmaktadır. Sağında girişi içerden ve kurşun külahlı minaresi vardır. Bani Bayezid Ağa mihrap önünde gömülüdür. 1953 yılında İstanbul Fetih Cemiyeti tarafından kabir ihya edilmiş ve taş konmuştur.

Gazi Ahmet Paşa (Kara Ahmet Paşa / Topkapı) Camii
Topkapı Meydanı’ndadır. Banisi Kanuni’nin sadrazamlarından Kara Ahmet Paşa’dır. M. 1554 yılında inşaata baş lanmış, ancak Paşa’nın idamı ile inşaat yarım kalmıştır. 1564 yılında inşaata yeniden başlanmıştır. Ve yedi yıl sonra H. 979 / M. 1571 / 1572 yılında cami ve külliye tamamlanmıştır.

Mimarı, Sinan’dır. Cami; sübyan mektebi, medrese, türbe, sebil ve çeşmeden oluş an bir külliyedir. Cami kesme taştan kubbelidir. Ana kubbe altı fil ayağı üzerine durmakta ve dört bir yanda yarım kubbe bulunmaktadır.

Mihrap mermerden olup sarkıtlı ve kum saatlidir. Minber şebekeli ve mermerdir. Kürsü ahşaptır. Mihrap duvarının alt pencere üstleri çiniden ayetlerle bezelidir. Tak kapısının üstü müezzin mahfelidir. Sağdaki minarenin girişi son cemaat mahallindedir. Minare kesme taştan olup, bina üstünden başlamaktadır. Gövde ve petek köşeli olup külahlı taştır. 6 sütunun taşıdığı 5 kubbe son cemaat yerini örtmektedir. Sarkıtlı iki dış mihrabı vardır. Şadırvan avlusunu revaklı medrese odaları çevrelemektedir.

Kürkçübaşı (Ahmet Şemsettin) Camii
Topkapı’da benzincinin yanındadır. Banisi Kanuni’nin Kürkç übaşı’sı Ahmet Şemseddin Efendi’dir. 16. yüzyılda yapılmı ştır. Cami kesme taş duvarlı, kare planlı ve çatılıdır. Göbekli iç tavan ve minberi ahşaptır. Alçıdan olan mihrabı kum saatli ve sarkıtlıdır. Etrafı kırmızı seramikle bezelidir. Ahşap kadınlar mahfeli vardır. Camekanlı son cemaat yerinin arkasında dikili sütun vardır. Sağdaki minare kesme taştan olup kaidesi kare, gövdesi köşeli, kurşun külahlı ve tek şerefesinin altı yivlidir. Minarenin alt kısmında H.917/M.1511 tarihli güneş saati, Endülüsi Mehmet bin Ebu Kasım’ın eseridir. İstinye ve Cerrahpaşa’da iki mescidi daha olan Kürkçübaşı Ahmet Efendi’nin kabri Şam’dadır.

Mustafa Çavuş (Manastır) Camii
Topkapı, İ.E.T.T Garajı yanı nda anayol üstündedir. 13. yüzyılda inşa edilen bir Bizans Kilisesi camiye çevrilerek yapılmıştır. Banisi Fatih’in çavuşlarından Mustafa Çavuş’tur. Vazifeli giderleri Fatih Vakfı’ndan karşılanmakta idi. Bu gün mabet kare planlı çatılı ve kagirdir. Duvarları moloz taş ve tuğla ile inşa edilmiştir. İç tavanı ve minberi ahşaptır. Yamuk mihrabı alçıdandır. Giriş kapısı garajın içindedir. Giriş kapısının üstü eternitle kapatılarak son cemaat yeri yapılmıştır. Minaresi yoktur. Eskiden tahta bir minaresi varmış, yanında bulunan çeşme ve mektebi yıkılarak yok olmuştur.

Mektepler
Gazi Ahmet Paşa Sıbyan Mektebi
Topkapı, Gazi (Kara) Ahmet Paşa Camii’nin yanındadır. Sadrazam Kara Ahmet Paşa tarafından H. 979 (1571) tarihinde külliye ile birlikte yaptırılmıştır. Külliye Mimar Sinan’ın eseridir. Tek katlı olan mektep, zamanla özgün niteliğini kaybetmiştir. Bir süre bir spor kulübünün lokali olmuştur. Şimdi ise Ahilik Vakfı olarak kullanılmaktadır.

Gazi (Kara) Ahmet Paşa Medresesi
Topkapı’da Topkapı Caddesi ile Arpa Emini Yokuşu’nun köşesinde Bayrampaşa Çayırı ’na nazır olarak inşa edilen medrese, cami, mektep, türbe ve çeşmeden müteşekkil külliye Kara Ahmet Paşa’ya ait olup Mimar Sinan’a yaptı rılmıştır.

2 Ramazan 962 (21 Temmuz 1555) tarihli vakfiyede 16 oda ve bir dershanesi mevcuttur. Odalar avlunun üç cephesinde tabanı uzun bir “U” meydana getirecek şekilde sıralanmıştır. Ahmet Paşa Medresesi 20. yüzyıla gelinceye kadar birçok tamir geçirmişti. Medrese 1995’de tamir ve tadili derneğe ait olmak üzere 10 yıllığına kiralanmış tır.

Güneş Saatleri
Topkapı Kürkçübaşı Mescidi Gü neş Saati
İstanbul Topkapı’da surlara yakın bir yerde bulunan Kürk? ?übaşı Ahmet Mescidi’nin minare kaidesinde dikey tipte bir güneş saati vardır. Sultan II. Bayezid zamanında, 1511 yılında yapılan cami eski şeklini tamamen kaybetmekle beraber-güneş saati, milleri hariç-günümüze kadar gelebilmiştir. Kareye yakın bir dikdörtgen mermer levha üzerine yapılıp minare duvarına büyük çivilerle tutturulan cihazın üst kısmında arapça kitabe bulunur. Bu kitabenin altında iki tane mil yuvası bulunmakta olup bunlardan daha kısa olan sağdaki, levhanın en sağında hançer şeklinde resmi bulunan mile aittir. Bu kısa milin gölgesinin düştüğü yere göre öğleden sonraki 5-12 arasındaki vakti tayin etmek mümkündü. Her saat çizgisi arasında bulunan iki çizgi sayesinde yirmişer dakikalık zaman dilimi elde edilmiştir. Bu çizgiler üzerinde ayrıca ikindi vakti hafif kavisli iki çizgiyle gösterilmiştir. Diğer üçgen saatlerde olduğu gibi bunda da bahar güz, yaz ve kış gündönümü çizgileri mevcuttur.

Topkapı Kara (Gazi) Ahmet Paşa Camii Güneş Saati
Mimar Sinan tarafından (1554-1558) yaptırılmıştır. Üçgen şeklindeki güneş saati, caminin güney-batı duvarının taşları üzerine hafifçe çizilmiş olduğu için çok güç fark edilebilmektedir. Eser teferruatlı tip üçgen saatler gurubuna girer. Yine bunda da güneşin batışı 12 olarak kabul edilmiştir.

Her saat yirmi dakikalık dilimlere ayrılmıştır. Ayrıca 5-12 arasındaki her saat çizgisinin yaz gündönümü kavsini kestiği noktadan başlayıp düz olarak yükselen çizgiler de vardır ki bunlar ikinci bir sisteme işaret etmektedir. Bu ikinci sisteme ait rakamlar çok silik oldukları için fark edilmemektedir. Ancak örnekleri İstanbul Laleli, Hekimoğlu ve Mihrimah Camileri’ndeki üçgen tipi güneş saatlerinde gördüğümüz bu çizgilerin öğle vaktinin üzerinden geçen zamanı göstermek için tanzim edilmiş olduğunu söyleyebiliriz. Bu cihazın tam üstünde barok tarzdaki bir madalyonun iç inde eseri yapan ustanın isminin yer aldığı bir kitabe vardır. Buna göre eserin ustası Hafız Hasan Paşa’dır. Yine bu kitabenin biraz solunda narı hatı rlatan bir şekli içerisine “sene 1220” yazılmıştır ki buna göre bu güneş saati M: 1792 yılında yapılmıştır.*

Ayios Romanos Kapısı (Topkapı)
Bizans döneminde civarında bulunan bir kilise dolayıs? ?yla bu isimle anılırdı. Osmanlılar tarafından konulan toplardan dolayı “Topkapı” olarak adlandırılmıştır. Fetihte ordunun ağırlı ğı Topkapı ile Edirne kapı arasında idi. Bazı kaynaklarda son İmparator XI. Konstantin’in bu kapının iç taraflarında olan çarpışmalarda öldüğ ü belirtilir. Bu kapı şehrin 23. kapısıdır. Saraf Hovannesyan, şehrin fethi sı rasında Topkapı’nın dövüldüğüne işaret etmek üzere kapıya toplar yerleştirmiş olduğunu söyler.

Topkapı Şehir Parkı ve Katlı Kavşak
Topkapı, İstanbul ulaşımının kalbi konumundadır. Avrupa yakasının bütün yolları ve kavşakları buraya bağlanır, çıkar. İstanbul Büyük Şehir Belediyesi, İstanbul’un en büyük sorunu olan ulaşım sorununu çözmek için en önemli yer sayılan Topkapı kavşağından işe başlamıştır. Buradaki, proje dahilinde, Türkiye’deki en büyük katlı kavşak olan Topkapı Kavşağı, 1998 yılında hizmete açıldı. Açıld? ?ğı günden itibaren gün içinde trafikte geçirilen süre büyük ölçüde azalmış oldu.

Kavşağın üst kısmı ise Fen İşleri Müdürlü ğü’nün çalışmaları sonucunda muazzam bir şehir parkı haline getirildi. Çalışmaları halen devam eden bu parkın içinde bir de “Fetih Mü zesi” bulunacak. Eskiden seyyar satıcıdan, karmaşadan ve kirlilikten adım atılamayan Topkapı’nın büyük değişimi, otogarın Esenler’e taşınmasıyla başladı. O günden bu zamana altyapı çalışmaları ve minibüs garajı, otoparklar, Osmanlı sokağı, gösteri havuzu, açık konser salonu gibi işlevsel bölümlerin önemli bir kısmı bitirilen devasa parkın üst yapı dü zenlemesinin 2004 yılının Mart ayında bitirilmesi planlanmaktadır.

Ç alışmaları hızla devam eden Topkapı Şehir Parkı’nın açılış ına az bir zaman kaldı. Anadolu ve Trakya garaj bölgeleri olarak isimlendirilen ve toplam 354 dönümden oluşan bu büyük alanın içinde yok yok. Parkın yapımı bitirildiğinde toplam alanın yarısını oluşturan yeşil alan İstanbul’a ve İstanbullulara nefes aldıracak. Ayrıca parkı ortadan ikiye ayıran tramvay, minibüs ve diğer araç trafiğinin işlediği yollar da tamamen yer altına alınarak artık bu keşmekeşten hiçbir iz kalmayacak.

Topkapı Şehir Parkı, Tü rkiye’de tarihi bir alana kurulan en büyük, en kapsamlı ve en modern park olma özelliğini taşıyor. Yapısı itibariyle pek çok yeniliği bünyesinde barındıran parkta hem tarihi ve kültürel ögeler, hem de modern ve sosyal alanlar dikkat çekiyor.

500 minibüs ve 1500 araç kapasiteli dört katlı iki adet yer altı kat otoparkı, çocuk oyun alanları, gezi ve yürüyüş yolları, kafeteryalar, helikopter pisti, gösteri havuzları, Osmanlı sokağı, panoramik resim izleme binası gibi pek ? ?ok bölümüyle bir açık hava müzesini andıran park büyüklüğü itibariyle de İngiltere’nin ünlü Hyde Park’ını andırıyor.

Topkapı Şehir Parkı’nın en ilginç bölümlerinden biri de, yapımı tamamlanmak üzere olan ve dünyada sayılı örnekleri bulunan panoramik resim izleme binası. Türkiye’de ilk defa uygulanan bu projede, 2000m2’lik bir alanda İstanbul’un fethi yağlıboya tablolarla tasvir edilecek. Resimler ve seyir terası arasında da konuyu destekleyecek toplar, atlar vs. gibi şekiller ise üç boyutlu olarak dizayn edilecek. Hollanda’daki örneğinden esinlenen ve izleyenlere 360 dereceye yayılan şekilleri gerçekmiş gibi algılatan bu çalışma, yerli ve yabancı ziyaretçiler için oldukça ilginç ve görülmeye değer olacak.

Karışık ve dağınık olan dolmuş durakları da Büyükşehir Belediyesi tarafından inşa edilen yeni garaja taşındı ve şehirciliğe yakışır bir hal aldı.

Bu park sayesinde eski haliyle gürültülü ve karışık bir semt olan Topkapı’nın çehresi tamamiyle değişmiş ve İstanbul’a yakışır bir hale gelmiş olacaktır.

Kaynak: kentimistanbul
Hazı rlayan: Mehmet Kartı


















Etiketler:
Bu Haber Toplam 3544 Defa Okunmuştur.
Facebook hesabınızla yorum yapın, Onay Beklemeyin!
   
Henüz Bu Konu Hakkında Herhangibir Yorum Yapılmamış. Yorum Yapmak İstiyorsanız Tıklayınız!
Toplam Yorum Sayısı: 0

Copyright © 2006-2014 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
E-Posta: istanbulburda[@]gmail.com
Etik Anlayışımız! - Site Haritası