Kapat
 
 Firmanı Ekle - Arama Arşivi - Site İçi Arama:      


  Tüm İlçeleri
 Adalar
 Avcılar
 Bağcılar
 Bahçelievler
 Bakırköy
 Bayrampaşa
 Beşiktaş
 Beykoz
 Beyoğlu
 Büyükçekmece
 Çatalca
 Eminönü
 Esenler
 Eyüp
 Fatih
 Gaziosmanpaşa
 Güngören
 Kadıköy
 Kağıthane
 Kartal
 Küçükçekmece
 Maltepe
 Pendik
 Sarıyer
 Silivri
 Sultanbeyli
 Şile
 Şişli
 Tuzla
 Ümraniye
 Üsküdar
 Zeytinburnu
  Gazete Oku
 Akşam
 Birgün
 Bugün
 Cumhuriyet
 Evrensel
 Güneş
 Halka Tercüman
 Hürriyet
 Kurultay
 Milli Gazete
 Milliyet
 Ortadoğu
 Radikal
 Sabah
 Star
 Şok Gazetesi
 Takvim
 Türkiye
 Vakit
 Vatan
 Yeni Asya
 Yeniçağ
 Yeni Mesaj
 Yeni Şafak
 Zaman
  Önemli Adresler
 118 Rehber
 Adsl Kota Bilgi
 Askerlik İşlemleri
 Aöf Sonuçları
 Çalıntı Oto Sorgu
 Ehliyet Sonuçları
 IETT Seferleri
 Igdaş Borç Sorma
 Iski Borç Sorma
 Kpss Sonuçları
 M.E.B Sınav Sonuç
 Pasaport Başvurusu
 Piyango Sonuçları
 Sahte Para Sorgu
 Sayısal Loto
 Ssk Gün Hesabı
 Sürücü Puanı Sorgu
 Tc No Sorgu
 Tren Bilet Satış
 Vergi No Sorgu
 Önemli Telefonlar
 Ösym Sonuçları

Oğuzhan Koç, Hakkında Herşey

Tarih: 08.12.2013

Oğuzhan Koç, Hakkında Herşey, ‘Ben Hâlâ Rüyada’ isimli albümünü yayınlayan Koç ile müziği, oyunculuğu ve hayatı konuştuk.


Ne yapıyorum ben de bilmiyorum!

ALİ PEKTAŞ - İSTANBUL

İzleyicilerin Çok Güzel Hareketler Bunlar’dan tanıdığı Oğuzhan Koç, müzisyen kimliğiyle karşımızda. ‘Ben Hâlâ Rüyada’ isimli albümünü yayınlayan Koç ile müziği, oyunculuğu ve hayatı konuştuk.

Türkiye sizi Çok Güzel Hareketler Bunlar ile tanıdı. Öncesinde nerelerdeydiniz?

Erzincan’da doğmuş, ailesiyle Bursa’ya taşınmış, öğretmen anne ve bankacı bir babanın çocuğuyum. Normal ve sıradan bir Türk ailesinin yine sıradan bir çocuğu olarak büyüdüm. ‘Müzikle uğraşmak istiyorum’ diyemeyecek kadar küçükken, annemle babam beni Bursa’da özel bir koroya gönderdi. Annemle babamın sesi de çok güzeldir. Muhtemelen onlar müzikle uğraşmak isteyip yapamadıkları için bari oğlumuz geri kalmasın diye beni müzikle ilgili yollanabilecek her yere zorla gönderdiler.

Bir yetenek görmüşler ki yönlendirmişler.

Genetik muhtemelen. Bir de zaten her yerde şarkı söylüyordum. Eve misafir gelince onları şarkıyla karşılıyordum. ‘Hoş geldiniz’ deyip Emmoğlu’nu söylüyordum. (Gülüyor) 14 yaşıma geldiğimde hatırı sayılır bir müzik eğitimi almıştım. Geleceğimle ilgili düşünmeye başladığımda ilk aklıma gelen müzikti. Herkes üniversiteyi düşünürken, ben ‘nasıl derslerden kaçar da bir müzik grubu kurarım’ın yollarını arıyordum. Eser’le aynı okuldaydık. O, İstanbul’a gelip oyunculuk macerasına atıldı. Ben İzmir’i kazandım ama bir sene okuyup bıraktım.

Antropolojiyi İstanbul’a gelmek için mi yazdınız?

Hocalarım kızmasınlar ama biraz öyle oldu. Ailem Bursa’da yaşıyordu. Ben tekrar üniversite sınavına gireceğim dedim. Gel burada hazırlan dediler ama ben İstanbul’a geldim. Eser’le öğrenci evinde yaşamaya başladım. O üniversiteye gidiyordu, ben dershaneye. Sonra bu bölümü kazandım. Eğer kazanamasaydım İzmir’e dönmek zorunda kalacaktım.



Çok Güzel Hareketler Bunlar macerası nasıl başladı?

Bir müzik grubumuz vardı. Taksim’de bir yerlerde çalıyorduk. Eser de gruptaydı, hatta ana vokaldi.

Ciddi misiniz?

Evet, ben gitar çalıp geri vokal yapıyordum. Düşünün artık grubu. (Gülüyor) Eser, bir yandan Aliye’de oynuyordu. Şahin Irmak ona BKM’nin yeni oyuncular aradığını söyleyince bir şekilde attı kendini oraya. Aşağıda bir kabare tiyatrosu vardı. Orada skeçler yazılıyordu. Eser, her gün eve geldiğinde yazdığı skeçleri bana gösteriyordu. Ben de şurası şöyle olsa daha komik olur diyordum. O da ‘sen de gelsene’ dedi. O benim müziğime karıştı, ben de onun oyunculuğuna.

Oyunculukla ilgili bir planınız var mıydı?

Ne deneyimim, ne de hayalim vardı. Bütün hayallerim müzik üzerineydi. Yılmaz Erdoğan hem yazmayı, hem sahneye koymayı hem de oynamayı öğretti. Bir anda üç işim oldu.

Oyunculuk macerasının bu kadar ilerleyeceğini tahmin etmiş miydiniz?

Hayır. Buradan meşhur olur, sonra da müziğe dönerim diye bir planım da yoktu.

Oyunculuk ağır basınca müziği unuttunuz mu?

Müzik hayatımda vardı ama hiç bilmediğim bir şeyi öğrenince yeni heves oldu. Evde bir şey yazıyorsun, gidip sahneleyip oynuyorsun, karşında bin kişi aynı anda gülüyor. Onun çok cazibesi vardı. O sıra müzik mi? Yok, buradayım dedim.

İlk şarkılarınızı sahnede söylediniz ve çok sevildi. Albüm için sizi bu tepkiler mi cesaretlendirdi?

Programı izleyen ve beni tanımayan biri, benden ‘şarkıcı çocuk’ diye bahsediyordu. Kimse çok güzel yazıyorsunuz, oynuyorsunuz demiyor, neden albüm yapmıyorsunuz diyordu. Hem bunlar hem de Ferhat Göçer’e ve Gülben Ergen’e verdiğim şarkıların beğenilmesi cesaret verdi.

‘Ben Hâlâ Rüyada’ isimli ilk albümünüzün hikâyesi nasıl başladı?

Çok Güzel Hareketler Bunlar bittikten sonra içimden 15-16 yaşlarında ‘müzik yapmak istiyorum’ diyen Oğuzhan yeniden çıktı. Ne gerekiyorsa yapacağım dedim.

Albümde hep kendi şarkılarınız var. Başkasından şarkı almayı düşünmediniz mi?

Üretebilen bir insanım, daha önce de bir şey yapmadım. Önce yapabildiklerimi yapayım dedim. Bu işin en keyifli yanı, kendi şarkılarını söylemek. Başkasının şarkısı nasıl söylenir, onu da bilmiyorum. Bence yazan adam gibi oynanmaz, yapan adam gibi söylenmez.

Şarkılarınız duygusal. Karşımızda güldüren bir adam var. Makyajını silen palyaço musunuz?

Genelde sakinimdir ama her zaman mizahi bir durum vardır. Evde kendimi odama kapatıp acı çekmeye çalışmam. Bir aşk şarkısı yapabilmek için o aşkı yaşamak gerekliliğine inanmıyorum. Titanik çok güzel bir film, onu izlediğinde oradaki aşk hikâyesinin şarkısını yapabilirsin. Jack olup niye öleyim? Şarkısını yapar yürürüm. (Gülüyor) Üçüncü kişi olarak şarkısını yazarım, gemiye de binmem. Yaşanmışlıklar, yaşanmışlıklar deniyor. Bu kadar acıya yürek mi dayanır? Hepsini yaşamış olsam gider atlarım köprüden.

Yorumcu olarak kendinizi nasıl buluyorsunuz?

Albümü kaydederken bazı eksiklerim olduğunun farkına vardım. Cihan Okan’la birlikte çalıştım. Bana verdiği tavsiyeler ışık oldu, onlara dikkat ediyorum. Çok iyi şarkı söylüyorum diyemem. Ama insanlar, sesimin rengini seviyor.

Müzikte nereye kadar ilerleyeceksiniz?

Levent Yüksel’in Med-Cezir albümü gibi bir albüm yapıp ona yaklaşabilirsem, benden mutlusu olmaz. Med-Cezir dendiğinde hâlâ herkes mest olur. Hedef oydu. Oldu mu, olmadı mı bilmiyorum, hep birlikte göreceğiz.

Müzikal olarak kendinizi hangi tarza daha yakın hissediyorsunuz?

Çok karışık müziklerin içinde büyüdüm. Sesimde arabesk-fantezi arası bir renk var. Alternatif müziği de çok seviyorum. Sentez kelimesinden nefret ederim ama ona doğru gitti sanırım. (Gülüyor) Evde babam Huma Kuşu’nu ezberletiyordu. Okula gidiyorum Dede Efendi, eve gelip Red Hot Chili Peppers dinliyordum. Bir yerde benim bir-iki devre birbirine girmiş olmalı. O yüzden ne yapıyorum ben de bilmiyorum.

Oyuncu, senarist, müzisyen, şovmen… Hangisi sizsiniz?

Valla bilmiyorum. En temel tabirle varyeteciyim. Yani sahne sanatlarıyla uğraşan adamım. Hepsini severek yapıyorum. Yarın bir gün sahnede labut da çevirebilirim. (Gülüyor) Sahnede olup seyirciden o an reaksiyon alabileceğim işlerin hepsini seviyorum. İster oynayayım, ister yazayım, ister şarkı söyleyeyim.

Müzik ağır basarsa oyunculuğu bırakır mısınız peki?

Hepsini yine yapmaya çalışırım. Mesela cumartesi 3 Adam var. Ölsem de çıkacağım o yayına. Mizah, hayatımdan çıkamaz. Zaten müzik de çıkmasın. Tadına yeni varacağım.



Bizim ev erkek yurdu gibi

Eser ve İbrahim’le 3 Adam programı yapıyorsunuz. Arkadaşlığınız gerçekten ekranda göründüğü gibi mi?

Talk şov yapalım diye yola çıkmadık. Yazıp oynadığında hep bir kılığa girme, bir şeye bürünme durumunda kalıyorsunuz. Biz gerçekten 24 saat birlikte yaşıyoruz.

Çok kötüymüş…

Hiç sorma. Bildiğin erkek yurdu. Sürekli tavuk pilav… (Gülüşmeler) Evde sürekli geyik yapıyoruz. Dedik ki bunun yüzde kaçını doğal bir şekilde televizyona yansıtabiliriz. Böyle bir şey bulduk. Yine üçümüz olalım, birileri gelsin, onu da muhabbetin içine çekelim ama başka tarafa gitmeyelim. Eve misafir gelmiş gibi mesela. Hangimiz ne zaman saçma bir şey söylerse hemen diğeri yüzüne vursun. Saçmalıklarımızı seyirciden önce biz söyleyelim dedik.

Bazı bölümlerde siz seyirci gibi izliyorsunuz sanki…

Ben çoğu bölümü oturup izliyorum. Evde de olsam böyle bir muhabbeti aynen izlerim. Olmadığım biri gibi görünmeye çalışmama lüzum yok. Evde de İbo daha çok konuşur. Ben biraz dinlerim, gülerim. Dur İbo çok konuştu, bugün ben de kendimi göstereyim dersem, o samimiyet oluşturmaya çalıştığımız ev ortamı büyüsü gider. Ben bugün konuştum mu telaşım yok. Bakıyorum ikisi çok komikler, ben de oturup gülüyorum. Birbirimize etmediğimiz hakaret kalmadı. En ufak birinden bile alınsan yürümez. Bir iş için böyle bir araya gelinmez. Gerçekten arkadaş olmasak böyle bir şey olmaz.

Birbirimizi uyandırıyoruz

Hayat adına başka planlarınız var mı? Yoksa tavuklu pilava devam mı?

Tavuklu pilava devam. (Gülüşmeler) Ama hazır yemekten tükendik. Sürekli internetten sipariş ediyoruz. Kimse yemek yapmıyor.

Mideler iflas etmiştir o zaman...

Hiç sorma. Eser’le İbrahim bir diyete girdi. Yemekler kutuyla geliyor artık. Ne yemen gerektiğini bir şirket yolluyor sana. Bugün bunları ye diyor. Bir de kutunun üzerine kocaman ‘sabah’ diye yazıyorlar.

Yarın çoluğa çocuğa karışsanız yine böyle mi olur muhabbetiniz? Aynı apartmandan ev tutarsınız herhalde…

Aynen. Aynı köyden gelen aileler gibi hep birlikte yaşarız ama İbrahim’le aynı apartmanda yaşanmaz. Yan apartman ideal. (Gülüşmeler) Bir keresinde biz evde çalışırken yolun karşısından bir adam ‘İbo artık sus’ diye bağırmıştı.

Şöhret hayatlarınızda neleri değiştirdi?

Sürekli birlikte olduğumuzdan, bunu hiçbirimiz hissetmedik. Birimiz birazcık havaya girdiğinde ötekiler ensesine bir tane koyuyor. Mesela dün beni aradılar, üç röportajınız var dediler. Ben de çokmuş üç röportaj diyorum. Eser hemen bana, “Bursa’da sümüklerin akıyordu. Geldin albüm yaptın. Röportaj vermeye mızmızlanıyorsun.” diyor. Evet, doğru diyorum ve kalkıyorum. Birbirimizi uyandırıyoruz. Muhtemelen on yıl önce de böyle bir adamdım. Bir arada olursak değişmeden devam ederiz.



Etiketler: oğuzhan koç, ben hala rüyada, çok güzel hareketler bunlar,
Bu Haber Toplam 261 Defa Okunmuştur.
Facebook hesabınızla yorum yapın, Onay Beklemeyin!
   
Henüz Bu Konu Hakkında Herhangibir Yorum Yapılmamış. Yorum Yapmak İstiyorsanız Tıklayınız!
Toplam Yorum Sayısı: 0

Copyright © 2006-2014 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
E-Posta: istanbulburda[@]gmail.com
Etik Anlayışımız! - Site Haritası