Kıbrıs'ta karetta karetta nöbeti
03.07.2009 12:18:10
Carettalar’ı bekleyen tehlike: Plastik Poşet
Gökhan Karakaş Milliyet
İnsansal etkiler nedeniyle soyları tükenmekte olan dünyanın en eski canlılarından deniz kaplumbağalarını korumak için Doğu Akdeniz Üniversitesi’nin girişimleri bu yılda sonuç vermeye başladı. Deniz biyologları ile kumsallarda gece gündüz çalışan gençler en çok plastik poşetlerle uğraşmak zorunda kalıyor.
Kıbrıs’ta Dipkarpaz başta olmak üzere Magusa ve Girne kumsallarında kaplumbağa kampları kuran bilim üniversitenin çalışmaları sevindirici sonuçlar veriyor. Kıbrıs’ın yanı sıra Türkiye ve Almanya’dan gelen 50 gönüllü gencin gece-gündüz çalışması sonucu kumsallara gelen 20 kadar dişi Caretta Caretta yumurtalarını bıraktı. Aynı kumsallarda denize giren insanlarla konuşarak duyarlı olmaya davet eden çevre gönüllüleri, Akdeniz’in en önemli deniz kaplumbağası yumurtlama alanını korumaya çalışıyor. Gönüllüler, kuluçka döneminde dişileri ve yuvalarını izleyerek kayıt tutarken, yumurtaların 24 saat yengeç, tilki, karga ve martılardan korunmaları için nöbet tutuyor. Kumsallara bırakılan yumurtaların bulunduğu yuvaların çevresinde sabaha kadar bekleyen gençlerin yorgunluğu yavruların denize ulaşmasıyla yerini sevince bırakıyor. 3 aylık çalışmanın sonucunda denize ulaşan yavru kaplumbağalar, 115 milyon yıldır varlıklarını sürdüren bir türün bireyleri olarak Akdeniz’de dolaşıyor. Chelonia Mydas ve Caretta Caretta türü kaplumbağaları açık denizde bekleyen en büyük tehlike ise plastik poşetler.
Akdeniz’in sahip olduğu akıntı sistemleri ile İsrail, Suriye ve Lübnan gibi Doğu Akdeniz ülkelerinden her türlü katı atığın geldiği K.K.T.C sahilleri plastik poşet akınına uğrayabiliyor. Kaplumbağa yuvalarının da bulunduğu eşsiz güzellikteki kumsallar, poşet ve plastik atıklarla hızla kirlendiği için doğal ekosistemde zarar görebiliyor. Bu tür yabancı maddelerin deniz ortamında doğal parçalanma süreçlerinin çok uzun olduğunu ve yüzeyde belirli bir süre yüzdükten sonra deniz tabanına çöktüğünü belirten Deniz Biyologu Dr. Burak Ali Çiçek, kıyı ortamının korunması konusunda bu yıl zorluk çektiklerini vurguladı. Canlı hayatını korumakta güçlüklerle karşılaştıklarını söyleyen D.A.Ü öğretim görevlisi Çiçek; kirliliğin akıntılarla taşınan plastik atıklar olduğunu vurguladı. Çiçek, “Kıbrıs sahilleri temizliğini ve kaplumbağalar için doğal ortamını koruyor. Fakat, Akdeniz’in güçlü akıntıları başka ülkelerin ve deniz araçlarından atılan çöpleri de kıyılarımıza getiriyor. Balıkçılığımızda olumsuz etkilenirken, gönüllülerimiz yuvaları korumanın yanında katı atıkları da toplamak zorunda kalıyor. Kaplumbağalar, poşet ve torbaları denizanası sanarak yiyorlar. Türün devamı için Akdeniz’e kıyısı olan ülkelerin kabul ettiği ‘Akdeniz Eylem Planı’na göre deniz kaplumbağası sayısının kritik derecede tehlikeye girdiği ortada” dedi.
D.A.Ü Rektörü Prof. Dr. Ufuk Taneri ise “Bu canlıların, sadece yumurtlama döneminde değil, hayatlarını geçirdikleri denizde her an korunmaya muhtaç olduklarını gördük. Bu yıl doğacak 1000 yavru Türkiye kıyılarına da gidebilir. Bilim adamlarına gençlerin gönüllü yardımcı olması bizi sevindiriyor” dedi.
--
Deniz Tutkusu
Ben yeniden denizlere açılmalıyım,
Denizle gök arasında yapayalnız kalmalıyım,
Yüksek bir gemi ve yol gösteren bir yıldız tek isteğim…
Dümenin gıcırtısı, rüzgarın şarkısı ve beyaz yelkenin sallanışı ile
Suları örten buğuyu ve uzaktan söken şafağı seyretmek bütün zevkim .
Evet ben yeniden denizlere açılmalıyım....
John Masefield
|