Kapat
 
 Firmanı Ekle - Arama Arşivi - Site İçi Arama:      


  Tüm İlçeleri
 Adalar
 Avcılar
 Bağcılar
 Bahçelievler
 Bakırköy
 Bayrampaşa
 Beşiktaş
 Beykoz
 Beyoğlu
 Büyükçekmece
 Çatalca
 Eminönü
 Esenler
 Eyüp
 Fatih
 Gaziosmanpaşa
 Güngören
 Kadıköy
 Kağıthane
 Kartal
 Küçükçekmece
 Maltepe
 Pendik
 Sarıyer
 Silivri
 Sultanbeyli
 Şile
 Şişli
 Tuzla
 Ümraniye
 Üsküdar
 Zeytinburnu
  Gazete Oku
 Akşam
 Birgün
 Bugün
 Cumhuriyet
 Evrensel
 Güneş
 Halka Tercüman
 Hürriyet
 Kurultay
 Milli Gazete
 Milliyet
 Ortadoğu
 Radikal
 Sabah
 Star
 Şok Gazetesi
 Takvim
 Türkiye
 Vakit
 Vatan
 Yeni Asya
 Yeniçağ
 Yeni Mesaj
 Yeni Şafak
 Zaman
  Önemli Adresler
 118 Rehber
 Adsl Kota Bilgi
 Askerlik İşlemleri
 Aöf Sonuçları
 Çalıntı Oto Sorgu
 Ehliyet Sonuçları
 IETT Seferleri
 Igdaş Borç Sorma
 Iski Borç Sorma
 Kpss Sonuçları
 M.E.B Sınav Sonuç
 Pasaport Başvurusu
 Piyango Sonuçları
 Sahte Para Sorgu
 Sayısal Loto
 Ssk Gün Hesabı
 Sürücü Puanı Sorgu
 Tc No Sorgu
 Tren Bilet Satış
 Vergi No Sorgu
 Önemli Telefonlar
 Ösym Sonuçları

İstanbul Karaköy Yeraltı Camii

Tarih: 07.09.2010

İstanbul Karaköy Yeraltı Camii, İstanbul Karaköy'deki Yeraltı Camii'nde Vehb bin Huşeyre'nin kabri ve Amr bin As'ın makamı yan yana duruyor.


Yeraltında bir cami içinde iki sahabi


İstanbul Karaköy'deki Yeraltı Camii'nde Vehb bin Huşeyre'nin kabri ve Amr bin As'ın makamı yan yana duruyor.
İstanbul'un neredeyse her köşesinde evliya ve sahabelerin türbeleri bulunuyor. Bu türbeler, manevi havasıyla Peygamber Efendimiz'den bir esinti getiriyor buralara.

Ancak bilmediğimiz, yanından öylece geçip gittiğimiz sahebe kabirleri ve makamları da var bu şehirde. Karaköy'de, içinde birbiriyle dost iki sahabe ve bir tabiini ağırlayan Yeraltı Camii gibi...

Karaköy Vapur İskelesi'ni geçtikten sonra Kemankeş Caddesi üzerinde yerin altına gizlenmiş bir cami görüyoruz. Basamakları indiğimizde mahzeni andıran bir görüntü karşılıyor bizi. İçeride hüzünlü bir geçmişin saklı olduğunu anlamak mümkün değil önce. Diğer camilerden farklı olduğu aşikâr; ancak bu camide başka bir ruh var. Ağır adımlarla yürüyoruz. Sağ tarafta yatan iki dost selam veriyor sanki. Hz. Peygamber'in "İstanbul muhakkak fethedilecektir. Onu fetheden kumandan ne güzel kumandan; onu fetheden ordu ne güzel ordudur." hadisine nail olmak için yollara düşmüş iki dost... Aynı dava uğruna can vermişler ki kabirleri de yan yana. Solda Vehb bin Huşeyre, sağda Amr bin As. Bir dostları daha var ötede. O da tâbiînin meşhurlarından Süfyan bin Uyeyne. Kabri, caminin kuytu bir köşesinde ve daha bir yalnız Uyeyne. Mavi halılarla kaplı ışıl ışıl mekânına giriyoruz. Kabri âşık olduğu Hz. Peygamber'in eşyalarının fotoğraflarıyla donatılmış. Yalnızlığına 'Kutlu Doğum Köşesi' ortak oluyor. Sakal-ı Şerif, Kabir Toprağı, Peygamber'in kılıcı, yayı sarmış dört bir yanını. Bir yandan kutsal emanetlerin ışıklandırılmış fotoğraflarını inceliyoruz, bir yandan Uyeyne'ye dualar okuyoruz. Kabrinin başındaki kuyu çarpıyor gözümüze. Hikmetini sual edince ince bir sızı kaplıyor içimizi. Rivayete göre, kabrinin bulunduğu yere hapsedilmiş Uyeyne. Bizans askerleri işkence etmiş. Susuzluktan kavrulan Uyeyne'ye Allah rahmet etmiş. Esir düştüğü yerden su çıkmış, Efendimiz'e duyduğu aşkın yüzü suyu hürmetine. Şimdi az da olsa çıkan suyun Uyeyne'nin ateşini söndürdüğü muhakkak. 87 sahabeyle bizzat görüşüp 70'inden hadis dinleyen, 7 bin hadis rivayet eden Süfyan bin Uyeyne...

Amr bin As ile Vehb bin Huşey-re'nin yanına dönüyoruz tekrar. Yanlarında ışıklı koca bir Kâbe maketi var. Kâbe'nin Abdülhamit dönemindeki hali tasvir edilmiş bu makette. Kâbe'ye gitmeyi dileyerek varıyoruz kabirlerin yanına. Hz. Peygamber'in "Ey Amr, biat et. Hiç şüphesiz Allah, Müslüman olmadan önce yapılanların hesabını sormaz." tesellisiyle Müslüman olan ve kalan ömrünü savaş meydanlarında geçiren Amr bin As karşılıyor önce. 664 yılında 90 küsur yaşında Mısır'da vefat eden Amr bin As'ın makamı bulunuyor burada. Hemen yanında Peygamberinin hadisine nail olmak iştiyakıyla tarihi yarımadada şehit düştüğü rivayet edilen Vehb bin Huşeyre... Sahabeden olduğu türbe girişinde belirtiliyor. İstanbul'un Mesleme komutasındaki ordu tarafından kuşatılması sırasında şehit düşmüş ve mahzene defnedilmiş. Amr bin As ile kabir dostluğu nasip olmuş sonra. Ancak bu zâtların yeri pek bilinmiyor. Ziyaretçileri de bir iki kişiyi geçmiyor. Gelen duasını okuyup sessizce çekiliyor köşesine. Yeraltı Camii, Eyüp kadar kalabalık değil. Ancak gelen bir daha geliyor, geldiğinde dostlarını da getiriyor. Üç zât, gelecek yeni dostlarını da bekliyor. h.kose@zaman.com.tr





İstanbul'un fethine katılmışlar
Sahabe, Hz. Peygamber'i gören, ona iman edip kendisiyle birlikte hareket eden kimselere deniyor. İstanbul'da tespit edilebilen 28 sahabe mezarından ikisi Karaköy'de Yeraltı Camii'nde yer alıyor. Peygamberi görenleri gören (tâbiîn) meşhurlardan Süfyan bin Uyeyne de burada sahabelere eşlik ediyor. İstanbul'da mezarları bulunan sahabeler, Bizans döneminde Emevi veya Abbasi ordularıyla şehri fethetmek için buraya gelenler. Daha sonra çeşitli nedenlerle hayatlarını kaybederek İstanbul'a gömülmüşler. Vehb bin Huşeyre, Amr bin As, Süfyan bin Uyeyne'nin defnedildiği bu mekânı araştırdığımızda birçok rivayet ve kaynakla karşılaşıyoruz.

'İstanbullu Sahabeler' kitabındaki rivayete göre, 1165/1752 senesinde Şam'dan İstanbul'a ziyarete gelen Şeyh Murad Efendi'nin oğlu Şeyh Mehmed Efendi, Galata'ya gelip daha önce babasının tespit ettiği mekânı saltanat makamına bildirmiş. Sadrazam Mustafa Bahir Paşa da bahsedilen mekânı elden geçirerek kısa sürede mescide çevirmiş. Tespit ise şöyle: Şeyh Murad Efendi, mana âleminde, Üsküdar'dan Galata tarafına bir köprü kurulduğunu, buradan büyük ruhların geçtiğini görmüş ve onlara gelişlerinin sebebini sormuş.Büyük zatların Kurşunlu Mahzen'de defnolunmuş dostlarını ziyarete gittiklerini söylemesi üzerine Bu durumu oğlu Şeyh Mehmet Efendi'ye anlatmış olmalıdır ki, Şeyh Mehmet Efendi, babasının vefatından sonra bir süre sonra bu hadiseyi saltanat makamına anlatmış, kabirlerin ziyaretgâh haline getirilmesine neden olmuş.



Bizanslılar fethi önlemek için yaptırmış
Yeraltı Camii, kaynaklarda 'Kurşunlu Mahzen, Galata Hisarı' isimleriyle de geçiyor. Burası aslında kuşatma zamanlarında Bizanslıların Haliç ağzını kapatmak için gerdikleri ünlü zincirin kuzey ucunun bağlandığı kalenin bodrumu. Fatih Sultan Mehmet'i gemileri karadan yürütmek zorunda bırakan meşhur zincirin bir ayağının bağlandığı yer yani. Bu yüzden buraya Galata Hisarı deniyor. Bu mekân Kurşunlu Mahzen ismiyle de anılıyor. Rivayete göre İslam ordularının komutanı Mesleme, orduya ait tüm malzemeleri bu mahzene yerleştirmiş ve kapılara kurşun döktürerek mahzenin kapılarını kapattırmış. Bu tarihi yapı hakkında kaynaklarda birçok rivayete rastlamak mümkün. Yeraltı Camii ve burada yatan sahabeler hakkında anlatılanlar da çok fazla. Karaköy'e yolunuz düştüğünde mekânı ziyaret edip bir tatlı huzur almanızı dilemek düşüyor bize.

ZAMAN



Etiketler:
Bu Haber Toplam 3031 Defa Okunmuştur.
Facebook hesabınızla yorum yapın, Onay Beklemeyin!
   
Henüz Bu Konu Hakkında Herhangibir Yorum Yapılmamış. Yorum Yapmak İstiyorsanız Tıklayınız!
Toplam Yorum Sayısı: 0

Copyright © 2006-2014 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
E-Posta: istanbulburda[@]gmail.com
Etik Anlayışımız! - Site Haritası