Kapat
 
 Firmanı Ekle - Arama Arşivi - Site İçi Arama:      


  Tüm İlçeleri
 Adalar
 Avcılar
 Bağcılar
 Bahçelievler
 Bakırköy
 Bayrampaşa
 Beşiktaş
 Beykoz
 Beyoğlu
 Büyükçekmece
 Çatalca
 Eminönü
 Esenler
 Eyüp
 Fatih
 Gaziosmanpaşa
 Güngören
 Kadıköy
 Kağıthane
 Kartal
 Küçükçekmece
 Maltepe
 Pendik
 Sarıyer
 Silivri
 Sultanbeyli
 Şile
 Şişli
 Tuzla
 Ümraniye
 Üsküdar
 Zeytinburnu
  Gazete Oku
 Akşam
 Birgün
 Bugün
 Cumhuriyet
 Evrensel
 Güneş
 Halka Tercüman
 Hürriyet
 Kurultay
 Milli Gazete
 Milliyet
 Ortadoğu
 Radikal
 Sabah
 Star
 Şok Gazetesi
 Takvim
 Türkiye
 Vakit
 Vatan
 Yeni Asya
 Yeniçağ
 Yeni Mesaj
 Yeni Şafak
 Zaman
  Önemli Adresler
 118 Rehber
 Adsl Kota Bilgi
 Askerlik İşlemleri
 Aöf Sonuçları
 Çalıntı Oto Sorgu
 Ehliyet Sonuçları
 IETT Seferleri
 Igdaş Borç Sorma
 Iski Borç Sorma
 Kpss Sonuçları
 M.E.B Sınav Sonuç
 Pasaport Başvurusu
 Piyango Sonuçları
 Sahte Para Sorgu
 Sayısal Loto
 Ssk Gün Hesabı
 Sürücü Puanı Sorgu
 Tc No Sorgu
 Tren Bilet Satış
 Vergi No Sorgu
 Önemli Telefonlar
 Ösym Sonuçları

İstanbul Cinayet Bürosu'nun tek kadın polisi

Tarih: 19.07.2011

İstanbul Cinayet Bürosu'nun Tek Kadın Polisi, Özlem Altuğ, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği'nde çalışan 150 polisin içindeki tek kadın


Özlem Altuğ, önümüzdeki haftadan itibaren Batman'da görev yapacak.
Cinayet Büro'nun tek kadın polisi
AYHAN HÜLAGÜ Özlem Altuğ, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği'nde çalışan 150 polisin içindeki tek kadın. Her gün ekip arkadaşlarıyla beraber cinayetleri çözmeye çalışıyor, sorgu odalarında şüphelilerle yüz göz oluyor. En çok bebek cinayetlerinden etkilendiğini söyleyen Altuğ, 'Bayanlar olaya daha titiz yaklaştığı için cinayeti farklı açılardan görüyor. Anne olduktan sonra hayata ve cinayetlere bakış açım değişti.' diyor.Süleyman Demirel Üniversitesi Elektronik bölümünde okurken bile kafasının bir kenarında polis olmak vardı. Şu soruyu sık sık soruyordu kendine: Okul bitince yaptığım iş beni mutlu edecek mi? Cevabını bulamıyordu çoğu zaman. Ortaokul yıllarına gidiyordu, polis amcasının hikâyelerine, izlediği macera filmlerine. Polis kolejine başvurusu sistemden dolayı olmaması suçluluk duygusunu en aza indiriyordu neyse ki. Kader, diyordu bu yüzden kader: "Hangi işte çalışmamız gerekiyorsa orada çalışırız..."

Okulu bitirdi Özlem, iş bulamadı. Giresun'da anne-babasının yanında oturmak sıkıcı geldi bir süre sonra. Polis olma fikrini ailesine açtı, beklediğinden daha büyük destek gördü. İstanbul Polis Koleji'ne kabul edilince, 2001 yılında yalnız başına koca şehrin yolunu tuttu. Bir süre akrabalarının yanında kaldı, tek başına ev tuttu. Kurslara katıldı (toprak, asfalt saha, diksiyon vb.), okulu bitirir bitirmez Yunus olarak atandı. Altına bir motor çekti, gözünde güneş gözlüğü meraklı bakışlarla sokakları turladı.

Tam da o zamanlar kendisi gibi Yunus olan bir polis memuruna gönlü düştü Özlem'in. Tanıştı, konuştu, anlaştı ve nişan yüzüğünü taktı parmağına. Hayatında ilk ölüyü de o zamanlarda gördü. El-Kaide, HSBC binasının İstanbul Levent'teki binasını bombaladığında olay yerine yalnızca 400-500 metre uzaktaydı. 27 kişi ölmüştü o gün. Kimi insanların kolu, kimi insanların bacağı kopmuştu. Yüzü kanlı adamlar, yürek parçalayan çığlıklar, çaresizlik... Mesleğin zorluklarını yavaş yavaş yaşamaya başlayan genç kadın, üç-dört gün gördüklerinin etkisinden kurtulamadı. Ailesi telefonda, nişanlısı yanı başında destek oldu. Olaylar artınca daha soğukkanlı davranmasını öğrendi, karanlık sokaklara daha cesur sürdü motorunu. 5 yılı böyle geçti sokaklarda. Evlendikten sonra Yunus'luğu bıraktı, Asayiş Şube müdürünün özel kalemi olarak atandı. Doğum iznindeyken Münevver Karabulut cinayeti patlak verdi. Gazeteler, televizyonlar her adımı 'son dakika' diye duyururken Özlem'in izni bitti. Emniyete geri döndüğünde yeni bir bölüme atanmıştı: Cinayet Büro Amirliği'ne, 150 erkek polisin arasına.

Özlem, göreve başlar başlamaz Aşiyan Mezarlığı'nda bir olay olduğunun haberini aldı. Ekip otosuna atladı, olay yerine gitti hemen. Aklı havada biri eline bir bıçak almış, sağa sola sallıyor. Polisler müdahale etmeye çalışırken biri yaralandı, hastaneye kaldırılırken 'şehit oldu' haberi geldi. Silahı kapan saldırgan bu kez gelişi güzel etrafa ateş etti, uzaklardan sessiz sedasız geçen vapurdaki yolculardan birini yaraladı. Polisler etrafı sardı, saldırganı vurarak etkisiz hale getirdi. İlk işinde görev yaptığı arkadaşlarından birini kaybetmişti Özlem. Kendi çocuğunu düşündü, sonra şehit olan arkadaşının çocuklarını...

***

Bilgiler 24 saatte hazır

Özlem Altuğ, üç yıldır Cinayet Büro Amirliği'nde çalışmalarına devam ediyor. Cinayetlerin bilgi işlem kısmıyla ilgileniyor. Ölen şahsın adres bilgilerini, telefon numaralarını tarıyor, hangi otellerde kaldı, yurtdışına ne zaman giriş-çıkış yaptı, kimliğini ne zaman yeniledi vb. yüzlerce soruya cevap arıyor. Bu işlem için çok fazla vakti yok. 24 saat içinde cevapları bulup olayı çözmeye çalışan ekiplere rapor olarak sunmak zorunda. İstanbul'un üç bölgesine otuz farklı ekip baktığı için işler çok yoğun oluyor. Çünkü, Altuğ aynı anda üç ekibe yardımcı olmaya çalışıyor. Bir günde birden fazla cinayet olunca işler karışıyor, telefon trafiği artıyor, yorucu mesailer başlıyor. Bazı cinayetler bir günde çözülüyor, bazıları 5-6 ayı buluyor. Mahkemeye çıkardıkları birinin cezası 20 yıldan başladığı için hata yapmamak için elinden ne geliyorsa yapıyor.

***

Kadınlar cinayetleri daha titiz inceler

Altuğ, serviste tek kadın olmanın avantajlarını anlatıyor: "Olay yerine gittiğimizde bütün alanı dışarıdan görmeye çalışıyoruz. Herkes kendine göre bir ayrıntı peşine düşüyor. Kadınlar biraz daha titiz olduğu için başka açıdan bakıyor, farklı ayrıntılar yakalıyor. Ben de bu ayrıntıları amirlerimle paylaşıyorum..." Peki eve iş götürüyor mü? Eşi de Gasp Büro Amirliği'nde polis olduğu için evde konuşacak şeyleri çok aslında. Akşam sofraya oturdukları zaman birbirilerinin uğraştıkları şuçlar-suçlular üzerine görüş alışverişinde bulunuyorlar. Biri şu cinayet kazayla olmuştur, diyorsa diğeri aklına soru işaretleri düşürüyor mesela. İkili, kanlı sohbetleri bir süre sonra kapı dışarı ediyor, çocuklarıyla ilgileniyor. İstisnasız her akşam annesiyle konuşan Altuğ, "Başımdan geçenleri, cinayetleri anneme anlatmıyorum. Kadıncağız dayanamaz. Günlük hayattan, havadan sudan konuşuyoruz. Eskiden ceset görünce üzülürdüm, hatta ağlardım. Zamanla duyarsızlaşıyor insan, alışıyor." diyor.
Dizilerdeki polisler Süperman gibi!

Gazetelerin ikinci sayfa haberlerinin merkezi Cinayet Büro Amirliği olmasına rağmen Özlem Hanım, okumadığını söylüyor. Çocuk cinayetlerinden çok etkileniyor, eli ayağı titriyor. Kadın suçluların sorgusuna giren Altuğ, "5-10 TL için bebek öldürenler geliyor. Ben de sorgu odasına giriyorum, sorular soruyor, iz sürüyorum. Vücut dilinden, vurgu tonlamasından yalan söylediğini anlayınca çıldırıyorum. Odadan çıkıyorum. Anne olunca çok değiştim, bir annenin çocuğunu öldürebilmesini kafam almıyor. Dehşet verici durumlarla karşılaşıyoruz." diyor. Dizilerde kendisi gibi çalışan kadın polisleri ise şöyle değerlendiriyor: "Süperman gibi aynı anda birden fazla işe bakıyorlar. Gerçek hayatta böyle değil, herkesin uzmanlık alanı var, ona göre çalışılıyor. Halk da bunu izliyor, bize 'onlar her işe koşturuyor, siz neden yapamıyorsunuz?' diyor. Kalplerini kırmamaya, en uygun dille işlerin nasıl ilerlediğini anlatmaya çalışıyoruz.




Etiketler: Özlem Altuğ, önümüzdeki haftadan itibaren Batmanda görev yapacak,
Bu Haber Toplam 857 Defa Okunmuştur.
Facebook hesabınızla yorum yapın, Onay Beklemeyin!
   
Henüz Bu Konu Hakkında Herhangibir Yorum Yapılmamış. Yorum Yapmak İstiyorsanız Tıklayınız!
Toplam Yorum Sayısı: 0

Copyright © 2006-2014 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
E-Posta: istanbulburda[@]gmail.com
Etik Anlayışımız! - Site Haritası