Kapat
 
 Firmanı Ekle - Arama Arşivi - Site İçi Arama:      


  Tüm İlçeleri
 Adalar
 Avcılar
 Bağcılar
 Bahçelievler
 Bakırköy
 Bayrampaşa
 Beşiktaş
 Beykoz
 Beyoğlu
 Büyükçekmece
 Çatalca
 Eminönü
 Esenler
 Eyüp
 Fatih
 Gaziosmanpaşa
 Güngören
 Kadıköy
 Kağıthane
 Kartal
 Küçükçekmece
 Maltepe
 Pendik
 Sarıyer
 Silivri
 Sultanbeyli
 Şile
 Şişli
 Tuzla
 Ümraniye
 Üsküdar
 Zeytinburnu
  Gazete Oku
 Akşam
 Birgün
 Bugün
 Cumhuriyet
 Evrensel
 Güneş
 Halka Tercüman
 Hürriyet
 Kurultay
 Milli Gazete
 Milliyet
 Ortadoğu
 Radikal
 Sabah
 Star
 Şok Gazetesi
 Takvim
 Türkiye
 Vakit
 Vatan
 Yeni Asya
 Yeniçağ
 Yeni Mesaj
 Yeni Şafak
 Zaman
  Önemli Adresler
 118 Rehber
 Adsl Kota Bilgi
 Askerlik İşlemleri
 Aöf Sonuçları
 Çalıntı Oto Sorgu
 Ehliyet Sonuçları
 IETT Seferleri
 Igdaş Borç Sorma
 Iski Borç Sorma
 Kpss Sonuçları
 M.E.B Sınav Sonuç
 Pasaport Başvurusu
 Piyango Sonuçları
 Sahte Para Sorgu
 Sayısal Loto
 Ssk Gün Hesabı
 Sürücü Puanı Sorgu
 Tc No Sorgu
 Tren Bilet Satış
 Vergi No Sorgu
 Önemli Telefonlar
 Ösym Sonuçları

İletişim Modelleri ve Etkileşim

Tarih: 25.01.2011

İletişim Modelleri Ve Etkileşim, Başlangıçta kitle iletişim araştırmaları; kitle basının politik etkilerini içermiş ve daha sonra radyo, film ve TV’nin yaygınlaşmasıyla bu kapsam, toplumsal uzlaşma ve toplumsal etik konularına yayılmıştır.


İletişim Modelleri ve Etkileşim (Özet)

1. İLETİŞİM MODELLERİ
1.1. Öncül İletişim Modelleri ve Kitle İletişim Araştırmaları
Başlangıçta kitle iletişim araştırmaları; kitle basının politik etkilerini içermiş ve daha sonra radyo, film ve TV’nin yaygınlaşmasıyla bu kapsam, toplumsal uzlaşma ve toplumsal etik konularına yayılmıştır.

Sadece 2. Dünya savaşı sonuna kadar değil, daha sonra da iletişim araştırmalarının önemi açık ve seçik olarak dile getirilmiş, tartışmalar bu araştırmaların önemi konusunda odaklanmıştır. Öncül araştırmaların çoğu Amerika Birleşik Devletleri’nde Amerikan olgusu ile ilgiliydi. Dolayısıyla ikinci dünya savaşı sonrası dönemde, iletişim bilimi öncelikle Birleşik Devletler ’de tartışılmıştır. 1950’den sonraki on yıllık dönem, model geliştirme çalışmaları içeren araştırmaları açıklamak üzere değerlendirildi.

1.2. Gelecekteki Gelişmeler
Kitle iletişim sürecinin tamamını, Schramm ve Maletzke’nin ilk yıllardaki modelinde olduğu gibi geliştirmelerle birleştirmek olanaklı olmasına karşın, her şeyi birden kapsayan böyle bir model hem çok karmaşık hem de anlaşılması zor bir model olacaktır.
İkinci olarak, her şeyi kapsayan tek bir model, üstü kapalı olarak, iletişimin kaynak olarak toplumdan başlayıp, yine alıcı olarak topluma ulaşan kesintisiz bir süreç olduğunu kanıtlar.
Son olarak da; burada insanların toplumsal kültürel birikim ve tasarımlarına göre tanımlanan ilgi ve gereksinmeler çizgisinde seçilen bir iletişim araç ve sürecinin varlığından söz edilebilir.
Bu ve diğer nedenlerle, sadece bir modelin yeterliliğinden söz edemeyiz.

1.3. İletişim Süreci ve Öğeleri
Bireysel ya da toplumsal iletişimin bir süreç temelinde gerçekleştiği genelde kabul edilen bir belirlemedir. İletişimin süreç olma niteliğinin her bireysel ve toplumsal eylemin süreç olma doğasından kaynaklandığı söylenebilir. Bir eylem ya da eylemler dizisi olan iletişim de bu yapısıyla süreç niteliği taşımaktadır. Ayrıca burada, iletişimi bir yerde başlayıp, bir yerde biten bir süreç olarak düşünmenin yanıltıcı olacağı, sürecin gerçekte sonsuz olduğu da gözden kaçırılmamalıdır.

Kuşkusuz, iletişim sürecindeki ögelere ve sürecin işleyişine ilişkin yaklaşımları veren birçok model geliştirilmiştir. Bunlar arasında Lasswell modeli, Shannon-Weaver modeli, Newcomb modeli, Schramm modeli, Gerbner modeli, Katz ve Lazarfeld modeli, Westley-MacLean modeli, Berlo modeli, Dance modeli bulunmaktadır.

İletişim sürecinin en basit düzeyde kaynak (gönderici), ileti (mesaj) ve alıcı (hedef-kitle) olmak üzere üç ögeye dayandığı bilinmekle birlikte, genelde, kaynak-ileti-kanal-araç-alıcı-geribildirim ögelerinden oluştuğu kabul edilmektedir.

ETKİLEŞİM VE KULLANICI

Etkileşim, kişiler arası faaliyeti açıklamak için kullanılan bir kavramdır. Bu faaliyetin genellikle bir etki doğurması beklenir. Yeni iletişim ortamlarında etkileşim kavramının egemen olduğu tanım, kullanıcının, ortamın içeriğini değiştirebilme özelliğine sahip olması durumu şeklindedir. Böylece geleneksel ortamlardaki izleyici, aktif bir rol üstlenerek kullanıcı haline dönüşür. Bir başka tanımda ise; Etkileşim, en az iki nesne arasındaki iletişim vasıtasıyla, nesnelerin birbirlerini davranışsal ya da biçimsel olarak değişikliğe uğratmasıdır. Yeni medya etkileşim opsiyonu sunmaktadır. Ancak etkileşim kavramını bu egemen tanımla sınırlamak, büyük çerçevenin görünmesini engelleyecektir.

Shannon ve Weaver’in iletişim modelinde kaynak ve alıcı arasındaki iletişime ek olarak alıcıdan kaynağa doğru bir geri bildirim mevcuttur. Geri bildirim, kaynağı, alıcıya iletiyi gönderdikten sonra alıcının kaynağa geri gönderdiği ileti şeklinde açıklanabilir. Ancak etkileşim, geri bildirimden farklıdır. Alıcı, kaynağın tasarladığı iletinin tamamını almadan duruma müdahale edebilme seçeneğine sahiptir. Böylece kaynak da etkileşim doğrultusunda asıl iletiyi değiştirmeye yönelmektedir. Bu durumda kaynak, alıcıya istediği etkiyi doğrudan yansıtamamakta, aksine alıcı kendi istekleri doğrultusunda kaynağı manipüle edebilmektedir.

Yeni iletişim ortamları söz konusu olduğunda, etkileşim kavramı üst bir platformda değerlendirilmelidir. Ancak bu üst platform dahi, ortam konu edildiği için, iletişimin bütünü olarak değil sadece bir alt süreci olarak ele alınmalıdır. Etkileşimin olduğu ortamlarda bariz bir özgürlük hissinin varlığı ortaya çıkmaktadır. Kullanıcı, edilgen bir izleyici olmaktan çıkıp, içeriği yönetmeye başladığı andan itibaren, seçim özgürlüğüne sahip olduğunu düşünmeye başlar. Ancak bu “yapay his” göz ardı edilen ya da üzerinde hiç düşünülmeyen bir portrenin desenidir. Ortamın ve ortam araçlarının hizmet ettiği genel iletişimi bir bütün olarak algılayabilmek için kaynağın da varlığını meşrulaştırması gerekmektedir. Oysa etkileşimin mevcut olduğu bu ortamlarda, kullanıcı da yer yer kaynak haline gelebilmektedir. Böylesi bir ortamda kaynak – alıcı ilişkisi karmaşık bir tavır sergiler. Ancak unutulmaması gereken bir gerçek vardır; o da ortam şartlarının aslında kaynak tarafından belirleniyor ve düzenleniyor olmasıdır. Bu bağlamda, kullanıcının özgürlük yetisi, kaynağın sunduğu ortam etkileşimi seviyesi ile sınırlıdır. Bir başka deyişle kullanıcı hissettiği derecede değil, kaynağın belirlediği ölçüde özgürdür.

Etkileşimin artmasıyla bu özgürlük hissi de artar. Dolayısıyla kullanıcı memnuniyetinde de bir artış gözlenir. Ortam ile iletişim içerisinde olduğunu düşünen kullanıcı, ortam üzerindeki hâkimiyetini arttırmaya çalışır. Bu süreç içerisinde kaynak ise egemenliğini ilan ettiğini düşünen kullanıcı hakkında daha fazla enformasyon sahibi olur. Bu durum kaynağın da memnuniyetini arttırıcı paradoksal bir serüvenin başlangıcıdır...

İlgili Makalenin Tamamına http://www.bahakurt.com/?s=Iletisim-Modelleri-ve-Etkilesim adresinden ulaşabilirsiniz.



Etiketler:
Bu Haber Toplam 2670 Defa Okunmuştur.
Facebook hesabınızla yorum yapın, Onay Beklemeyin!
   
Henüz Bu Konu Hakkında Herhangibir Yorum Yapılmamış. Yorum Yapmak İstiyorsanız Tıklayınız!
Toplam Yorum Sayısı: 0

Copyright © 2006-2014 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
E-Posta: istanbulburda[@]gmail.com
Etik Anlayışımız! - Site Haritası