Kapat
 
 Firmanı Ekle - Arama Arşivi - Site İçi Arama:      


  Tüm İlçeleri
 Adalar
 Avcılar
 Bağcılar
 Bahçelievler
 Bakırköy
 Bayrampaşa
 Beşiktaş
 Beykoz
 Beyoğlu
 Büyükçekmece
 Çatalca
 Eminönü
 Esenler
 Eyüp
 Fatih
 Gaziosmanpaşa
 Güngören
 Kadıköy
 Kağıthane
 Kartal
 Küçükçekmece
 Maltepe
 Pendik
 Sarıyer
 Silivri
 Sultanbeyli
 Şile
 Şişli
 Tuzla
 Ümraniye
 Üsküdar
 Zeytinburnu
  Gazete Oku
 Akşam
 Birgün
 Bugün
 Cumhuriyet
 Evrensel
 Güneş
 Halka Tercüman
 Hürriyet
 Kurultay
 Milli Gazete
 Milliyet
 Ortadoğu
 Radikal
 Sabah
 Star
 Şok Gazetesi
 Takvim
 Türkiye
 Vakit
 Vatan
 Yeni Asya
 Yeniçağ
 Yeni Mesaj
 Yeni Şafak
 Zaman
  Önemli Adresler
 118 Rehber
 Adsl Kota Bilgi
 Askerlik İşlemleri
 Aöf Sonuçları
 Çalıntı Oto Sorgu
 Ehliyet Sonuçları
 IETT Seferleri
 Igdaş Borç Sorma
 Iski Borç Sorma
 Kpss Sonuçları
 M.E.B Sınav Sonuç
 Pasaport Başvurusu
 Piyango Sonuçları
 Sahte Para Sorgu
 Sayısal Loto
 Ssk Gün Hesabı
 Sürücü Puanı Sorgu
 Tc No Sorgu
 Tren Bilet Satış
 Vergi No Sorgu
 Önemli Telefonlar
 Ösym Sonuçları

Fatih Aksoy kimdir

Tarih: 12.07.2009

Fatih Aksoy Kimdir, Med Yapım Genel Müdür Fatih Aksoy ile televizyon dünyasının “eğlence” olduğu sonucuna varan


Türkiye'de genç yetenek yok
Programlarınızın etkisi farkı sektörlere de yansıdı. Bunun en iyi örneği buzda dansın ardından buz pistlerinin artmasıdır. Televizyon uzun süre seyredildiğinde insanı bunalıma sokar, daha negatif birisi haline gelirsiniz


NURŞEN ŞENTÜRK
Laf Lafı Açıyor ile başladığı televizyonculuk serüvenini farklı formatlarla sürdüren ve yayınlanan her projesiyle gündeme oturan Med Yapım Genel Müdür Fatih Aksoy ile televizyon dünyasının “eğlence” olduğu sonucuna varan ve Türk projelerinin dünya markası olma yolunda ilerlediğinin müjdesini veren bir söyleşi yaptık. Yeni yayın dönemindeki hazırlıkları hakkında bilgiler veren Aksoy iddialı yapımlarla geldiğini söylüyor. Bekleyip, göreceğiz!

Med Yapım bünyesinde televizyonlara program yapma fikri nasıl çıktı ortaya?

Ben işletme okudum. Ama sinema ve televizyon hep benim ilgi alanımdaydı. O sıralarda da talk showlar çok kötüydü. İlk Laf Lafı Açıyor'u çekmeye başladık. Başlayınca geniş stüdyoları, orkestrayı kullanmayı öğrendim. Bu programlar o zaman büyük fark yarattı ondan sonra ardı ardına çeşitli talk showlar çekmeye başladı. Mesela starlara talk show yapma dönemini ben başlattım. Bunlar eksiklikti. Ben olmasam bu eksiklik tamamlanmayacak diye bir sersemce bir duygu içinde değilim ama büyük katkım olmuştur bu işlere.

Projeleriniz yayına girdikten sonra benzerleri hatta bazen aynıları yayınlanmaya başladı. Televizyonlarda tıpkı günlük hayattaki gibi modalar var. Bizim yaptığımız iş bir sanat olmadığı için ben bunların benzerlerinin yapılmasını eleştirmiyorum çünkü bütün dünyada bu böyledir. Ben Türkiye'de sitcomları ilk uyarlayan kişiyim. İlk uyarlanan Dadı ve arkasından Tatlı Hayat'tır. İkisi de oldukça fazla ilgi görmüştü. Kim 500 Milyar İster'den sonra pek çok bilgi yarışması, Pop Star'dan sonra pek çok şarkılı yarışma yapıldı.

Bu yarışmalar jüri üyeleri sayesinde gündemde kaldı ve taklit edildi sanki.

Türk milleti Popstar'dan itibaren jürili programlarla tanıştı. Benim iyi jüriler oluşturduğum düşünüldü. Çünkü ben görüşü olan, görüşünü söyleyebilen insanları seçmeye çalıştım. Benim yaptığım iş budur. Dolayısıyla bu insanlar kendi görüşlerini bildirdiler. İlk Popstar'da ücret bile vermedik kimseye. Biz o insanlara böyle bir imkân verdik onlarda çıktılar konuştular.

Televizyonda kimi zaman daha önce yayınlanmış projeler yeniden hayat bulmaya çalışıyor ve sonuç hüsran oluyor bunun nedeni ne?

Tekrar çekilecek olan projeler için yeterince zaman geçmesi gerekir. Bir kuşak geçecek, sonraki kuşak gelecek ki çekilebilsin. Mesela on sene sonra.

Peki, bir masa etrafında devam eden sohbet programları nasıl gidiyor? Bu format seyirciyi bıktırdı mı?

Buna en iyi örnek Haydi Gel Bizimle Ol programıydı. Bence orada çok fazla gidecek deniz kalmadı. İlgi çekecek erkekler de bitince program da miadını doldurdu. NTV'de yayınlanan o programın bir özel kanalda yayınlandığında çok reyting alacağını düşünmüyorum.

Televizyon insanı bir anda star yapabilir mi?

İlla da televizyon star yaratacak diye de bir şart yoktur aslında. Ne yazık ki şimdi durum böyle oldu. Normalde sinemanın da, tiyatronun da, edebiyatın da, müziğin de kendi starları olması lazım. Türkiye'de televizyon dışında var olan tek star Cem Yılmaz'dır. Başka star yok.

Dinlerin yarışacağı program farklı tepkiler alıyor. Siz ne diyorsunuz bu işe?

Ben bunun iyi bir fikir olduğunu düşünmüyorum. Çünkü televizyon insanlara eğlenceli vakit geçirten bir şeydir. Bu vakit geçiren ve eğlendiren şey dinle çok örtüşmez. Çünkü insanlar din meselesini ciddiye alırlar. Bu sebeple de televizyonda on kişiyi hangi dini seçecek diye yarıştırıyor olmak yakışık alacak bir durum değil.

Birkaç projeniz yayınlanmadan yasaklandı.

Benim iki programın engellendi. Biri “O şimdi Hanımefendi” idi. Ben erkeklerin bir süre bir kadınmış gibi yaşamasının eğlenceli olacağını düşündüm ancak RTÜK'ün her iki başkanı da engellediler. Bir de Güzel ve Dahi de engellendi.

Türk yapımları özelikle son günlerde Arap dünyasında yakından takip ediliyor sizin projelerinizden yurtdışına gidenler var mı?

Türk dizilerinin oralarda takip ediliyor olmasını gerçekten çok önemsiyorum. Nasıl Amerika için sinemayı korumak bir devlet politikasıysa Türkiye'nin de ihtiyaç olduğunda bu meselede nasıl bir tavır takınacağını bilmesinde yarar var. Bizim yaptığımız dizilerden Sahra, Aşk Oyunu'nu sattık. Yaptığımız sit-comlar Arap dünyasında pazarlamaya başlandı. Yakında Gülben Ergen'de oraların starı haline dönüşebilir.


Fetih sürüyor Karaoğlan yolda


Yeni yayın dönemine hangi programlar ile hazırlanıyorsunuz?

Mehmet Ali Erbil ile yeni bir yarışma programı yapacağız Star'da Beyazıt Öztürk ile de haftada 3 gün yayınlanacak bir yarışma hazırlıyoruz. Öte yandan Yavuz Bingöl ve Tardu Flordun ile iki sit-com yapacağız, Behzat Uygur ile de bir program yapılacak.

Yeni sezonda neler yapacağınızı öğrendik peki sizce geçen yılın en iyi programı hangisiydi?

Yemekteyiz geçen yılın en ilginç programlarından biriydi. Dizilerden de Aşk-ı Memnu'nun iyi olduğunu düşünüyorum. Tabi daha geleneksel yapımlar da var. Yaprak Dökümü, Kurtlar Vadisi gibi yapımlar kendi müşterilerini korudu.

Kardeşinizin İstanbul'un fethini anlatan bir sinema filmi projesi var. Bu çalışma hangi aşamada siz bu çalışmayı destekleyecek misiniz?

İstanbul'un fethinin anlatılacağı film projesi kardeşim Faruk Aksoy'a ait. Fatih Sultan Mehmet'i canlandıracak ve filmde rol alacak oyuncu arama çalışmaları devam ediyor. Türkiye'de gerçek anlamda bugünkü teknoloji ile çekilen tarihi film yok. Bu sene çekimlerini tamamlayacak sanırım.

Sizin böyle bir sinema filmi hazırlığınız var mı?

Biz Med Yapım olarak Karaoğlan'ı çekmeye hazırlanıyoruz. Önümüzdeki yıllar tarihi filmler alanında bir hareketlilik olacak. Geç bile kaldık. Çünkü biz iki bin yıllık tarihi olan topraklarda yaşıyoruz.







Etiketler:
Bu Haber Toplam 16228 Defa Okunmuştur.
Facebook hesabınızla yorum yapın, Onay Beklemeyin!
   
Ömer ÖKTEM
01/05/2010 - 13:01
Evet tarih desen biz Türklerde ama bu film çekme konusunda malesef çok gerideyiz. Bu çalışma gerçekten umut verici bir çalışma her ne kadar geç kalınmış olsada.. Umarım bu tür adımlar atılmaya devam eder. Başarılar dilerim.

özkan ÇALGAN
24/11/2009 - 10:14
tarihi film çekme isi oldukça pahali. Buna sermaye ayrilmasi ve tarih bilincinde olan kisilerin bu ise soyunmasi beni çok umutlandirdi. Fatih Beyi yürekten kutluyorum.Saint Michelde tarih ögretmeniyim. Tarihi konularda destek isterse vermeye gönüllü oldugumu belirtmek isterim. Basarilarinin artarak devam etmesini diliyorum...

[1]
Toplam Yorum Sayısı: 2

Copyright © 2006-2014 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
E-Posta: istanbulburda[@]gmail.com
Etik Anlayışımız! - Site Haritası